Anasayfa › Aylık › Ocak 2010

Dünya Markalarımız Kullanamadıklarımız…

Son 25 yılda bu evde olanları, Hanenin dışından ve içinden gelişmeleri günün sihirli kelimesi inovasyon (farklı bakış) penceresinden bakıp da okumaya çalışırsak:

            Dört dünya markası isim üretmişiz.

            Kendi ayağına ateş ederek; Nobeli alan Orhan Pamuk

            Kürtler adına hareket ettiğini söyleyip, Kürtleri köşeye sıkıştıran Abdullah ÖCALAN.

ZAMAN-I SİYASET

           

            Bir bakkal dükkânının veya büfenin en çok satılan mallarına bakın hep satıcının eli altındadır. Zor bulunan veya özelliği bulunan bir mal istediğinizde, yerinden kalkar, gider ulaşılması zor bir yerden istediğinizi getirir. Siyasi malların, fikirlerinde kıymetli olanları kasada, depoda daha gün görmedi ülkemizde.

 

1

HATAY MESELESİNDEN DERS

22 Ocak 2010

Gazi Mustafa Kemal’in Hatay’ın ilhakı bir dantel hassasiyetiyle işlediği politika sayesinde başarılmıştır. Rahmetli Tayfur Sökmen’i tanıma ve yakın olma şerefim olmuştu. İstanbul’da üniversite yıllarımda Murat Ağabeyin babası, Arkadaşım Mustafa Sökmen’in dedesi Tayfur Bey ( Hatay Cumhurbaşkanı ve Antalya Eski Milletvekilimiz) halk tabiriyle çok babacan, Ağa gibi ağa, Abide bir adamdı.

Fransızların Hatay’ı terki esnasında plebisit (Referandum) yapılacaktırBu aşamada Fransızların ve Suriyelilerin hatta İngilizlerin de oyunları sahneye konur.

HATAY MESELESİNDEN DERS

 

22 Ocak 2010

Gazi Mustafa Kemal’in Hatay’ın ilhakı bir dantel hassasiyetiyle işlediği politika sayesinde başarılmıştır. Rahmetli Tayfur Sökmen’i tanıma ve yakın olma şerefim olmuştu. İstanbul’da üniversite yıllarımda Murat Ağabeyin babası, Arkadaşım Mustafa Sökmen’in dedesi Tayfur Bey ( Hatay Cumhurbaşkanı ve Antalya Eski Milletvekilimiz) halk tabiriyle çok babacan, Ağa gibi ağa, Abide bir adamdı.

DP ve ANAP’a uyarımdır…’Siyaset muhtırası’

adsiz4

6 Haziran 2007

Yalçın BAYER

1991′de Hayrettin Erkmen’in başkanlığında açılan ve ‘Yeter Söz Milletin’ diyen Demokrat Parti’de 2000′lerin başında Genel Başkanlık yapan mühendis Yalçın Koçak, son gelişmeler karşısında bize bir mektup gönderdi.

908h2

Obs.- 6 (İlim Hırsızlığı)

AVRUPA PROFESÖRLERİNİN, İLMİNİN İNTİHALİ

İLMİMİZİ ÇALDILAR…

SONRA BİZE SATTILAR…

KORKUNÇ HIRSIZLIK…

 (FUAD SEZGİN HOCAMIZ İHBAR EDİYOR)

Ülkemizin Ağırlığını Omuzlarında taşıyan Türkiye için ÜRETENLER

Stratejik İnceleme 2009

KIBRIS’TA HUKUK YOLUYLA “KANSIZ SOYKIRIM” :

ORAMS DAVASI

1951’de yürürlüğe giren BM Soykırım Suçunun Önlenmesine ve Cezalandırılmasına Dair Sözleşme’de; yalnız öldürme, bedensel veya zihinsel zarar verme değil  “ulusal, etnik, ırksal veya dinsel bir grubun bütünüyle veya kısmen fiziksel varlığını ortadan kaldıracağı hesaplanarak yaşam şartlarını kasten değiştirmenin (madde 2/c)” de “soykırım” suçunu oluşturduğu belirtilmektedir. 1963-74 döneminde Rumların bu tanıma uyacak her türlü uygulamasına maruz kalan Kıbrıs Türk halkı, 35 yıl sonra bu kez silahlı saldırı değil “hukuk yoluyla-kan dökülmeden soykırım” girişimiyle karşı karşıyadır. Türkiye medyasına ve kamuoyuna pek fazla yansımayan, bu nedenle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ve Kıbrıs Türk halkının hatta bölgenin geleceği açısından yol açabileceği sonuçlar ve yaşamsal boyutları hakkında bilgi sahibi olunmayan bu ekonomik ve siyasi açıdan yok etme girişiminin adı ise; “Orams Davası”dır.

 

Bir Dünya Gücü Türkiye Rüyası