AnasayfaKoçaklama › 26 Eylül Dil Bayramı

26 Eylül Dil Bayramı

Dilin varsa hürsün, Dilin hâkimse gürsün, Egemensen namın yürüsün.

Bundan sonra dergâhta, Bargâhta, Çarşıda, Pazarda Türkçe’den başka dil konuşulmayacak diyen Karamanoğlu Mehmet Bey’i rahmetle analım.

26 Eylül dil bayramımızdı bizce bayramların en önemlisi; Bayram diye öyle günleri kutlatıyorlar ki tarihin derinliklerine baktığımızda fikirlerimizin nasıl iğfal edildiğini anlıyoruz.

Afrika’yı bir düşünün bir ucundan Mısır’a kadar Fransızca hâkim adamlar dillerini dayatmışlar, bu uğurda binlerce kişiyi öldürmüşler. Hem sömürmüşler hem kendi dillerini kullandırtmışlar. Bizde dünyaya hükmeden bir Cihan Devleti olarak dilimizi dayatmalı mıydık? Bazı Sosyal Bilimciler Osmanlıyı suçlasalar da cebri yani zorla dil dayatmak, din değiştirmeye zorlamak İslam’ın emirleri içerisinde olmadığı gibi ve de Türklüğün şanına uygun düşmediğinden yapmamışız.

Kimsenin dinini ve dilini zorlamamamıza rağmen adımızı barbara çıkaran Oryantalistler yaptıkları ve yaptırdıkları çok özel programlarla dil pınarımızın, kelime dağarcığımızın kurumasına, fakirleşmesine sebep olmuşlardır. Kayseri de uçak yapan ülke idik, kapattırdılar. Tuzla da arazi aracı yapardık, temellerinden söktüler. Milgemi yapan adamı sürüm, sürüm süründürdüler. Bunları el mi yaptı, hayır; içimizde ki beslemeler.

Topladıkları ya da toplattıkları dil kongrelerinde Türkçeyi 24 bin kelimeye düşürdük demek gafletinde bile bulunmuşlardır. Oysa Emperyal İngiliz İlköğretimi bitiren çocuğunu 79 bin kelime öğreterek mezun ediyor. Fransa 69 bin, Almanya 70 bin. Biz mi? Yedi bin dokuz yüz. Bakanlarımız var kelime haznesi, dağarcığı yüz elli kelimeyi geçmez, Profesörlerimiz var üç yüz kelimeyi bulmaz.

Karanlık mağaralar aydınlandıkça insanlık tarihi üç beş sahtekâr Oryantalist Türk düşmanının yazdığının dışında gelişiyor. Dünyanın en eski alfabesini mağaralara kazıyan Türk maalesef kendi okuttuğu dil bilimcilerinin ihaneti yüzünden hâlâ bir etimolojik sözlüğe sahip değildir. Öyle ya bu yapıldığında hangi dilin kök kelimelerinin hangi alfabenin dilinden çekildiği ortaya çıkacak.

Yalancıların mumu sönecek.

Dil Hürriyettir, Dil Egemenlik alanıdır. Dil ihracat sahasıdır.

Nerede dilin konuşuluyorsa orası bir Türk yurdudur. Adriyatik’ten Mançurya’ya büyük bir alanın egemen dili Türkçedir. 114 bin kelimeden az olmayan zengin bir dağarcığın sahibidir.

DÜNYANIN ÜÇÜNCÜ KONUŞULAN DİLİ TÜRKÇE;

Dünyanın Çince ve İspanyolcadan sonraki konuşulan üçüncü dil ailesi olan dilimiz İngiliz tarafından sayılarak kendisini dördüncü bizi de hemen altında altında beşinci olarak kabul etmiştir, Hintçeyi de bizim üstümüzde saymışlar oysaki Nehru’un şu sözünü bilmezden gelmişlerdir.

Türklerin Hintlere üç tane armağanı vardır.

Birincisi Tac Mahal’dir. İkincisi Urduca (Ordu Dili). Üçüncüsü Şeyh Galip ve Divanı.

Bir dil bilimci olarak Nehru’un bu sözünü maddi olarak değerini ton/altın cinsinden ölçecek adam arıyorum.

Dil bu yaresine çare bulunmaz.

Türkçeden akademik dil olmaz diyen akademisyenlerimiz ile diyenlere kızıp, sövüp gelip o koltuklarda oturan allamelerimizin hiç birisi YÖK yönetmeliklerinde ki Türkçe düşmanlığı sayılabilecek engellemeleri kaldırma teşebbüsünde bulunmadılar. Önünde Türkiye Cumhuriyeti yazan bir kurum hem de en üst düzeyde akademik kurul kendi diline dahi ihanet ederse ben onların dildarlığından da, dindarlığından da şüphe etmekte yerden göğe kadar haklı değimliyim?. Yok dedikleri maddeleri gözlerine soktuk, yetmedi yazıyla da yazdık gaflet bitti dalalete geldi. Aklınızı başınıza alın Maazallah üçüncü adıma kalmayın.

Mekke de EBABİL, Ya Hereke de;

Bir bayram keşmekeşi, trafik çilekeşliği, Hac’daki bedevi beceriksizliği eza ve üzüntüleri birlikte yaşadık.

İstanbul dünyanın merkezi Megapol; Anadolu ya bağlayan iki yolu var bayram trafiğini hesaplayıp yol bakımlarının ve inşaatların iş programlarını zamanlamasını yapmayan Belediye Başkanları var, Valileri, Kaymakamları var. Sizleri Avrupa ya gönderiyoruz Harcırah alasınız diye mi?. Dünya görüşünüz artsın diye mi?

Almanya’daki otoyollarda giderken yol çıkışları (Ausfahrt)’nda önünüzde kaza varsa stau, stau, stau, yazan ikaz ışıklandırmaları var, önünde kaza var bu çıkıştan çıkınız anlamına yanıp sönüyor biz ise Sakarya İstanbul arasında kaza anında sekiz çıkıştan birine bile uyarı koyamayacak kadar aciz durumda mıyız? Almanya dan otoyol mühendisimi getirelim.

Hac katliamını yazdık Kral kendini kurtarmak için üç kelle aldı.

Aha bu bayram trafiğini de, keşmekeşliğini de yazıyoruz, sorumluları buluna.

İki lafta Ege’yi göçmen mezarlığına döndüren illerin valilerine, konağınızda rahat uyuyabiliyor musunuz?..

Facebook Twitter Email
Yazar : Yalçın Koçak

Yorum Yazarken;

Doğruluğu şüphe uyandıran bilgilere ait yorumlar insiyatif kapsamında yayınlanmayacaktır.

Yorum yazın

Yorum yazarken şu HTML kodlarını kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bir Dünya Gücü Türkiye Rüyası