AnasayfaGenel › Karabekir Paşa’nın Şiiri

Karabekir Paşa’nın Şiiri

kazimkarabekir3

İKİ DAMLA YAŞ

 

70 lira ile bir mütekait adam

İken, ikiz çocukta geldi olduk tamam

Evet, tamam çünkü herkes kaçıyor benden

Ve ben de sabahları erken

Yavruların hazırlıyorum sütlerini

 

Kaçıp gitti evdekiler

Parasız kim kimi bekler?

 

Tam bu sıra hastalık saldırdı bize

İki yavrumla anneleri dizdize,

Sancılar altında kıvranıyorlardı

Hayatın kalmamıştı artık tadı,

Kalmamıştı elimde hiç satacak

Peki ya bu hastalara kim bakacak?

Vejetalin eritmek için sarılmıştım kepçeye,

Fakat doktor parası sığmıyordu sığmıyordu hiç bütçeye.

           

            Satmıştım elimde olanı

            Yemiştik maziden kalanı,

 

Düşünüyordum iki elimde başım

Dalmışım bunalmışım

 

            Seslendi Refikam:

            -Paşam! Paşam!

 

Nedir bu yesin? Nerede her günkü neşen

Hastalığım artar seni böyle görürsem

Bu günler de geçer üzülme sakın

Nerede ise gelirler doktorlar vakit yakın,

 

Doktorlar mı gelecek dedin,

Acı, pek acı bir şeyler söyledin.

Söylemeye bulamıyorum mecal,

Verecek viziteye param yok iclal!…

 

Borç felakettir şuna ve buna

Giremem bu tehlikeli oyuna

Yanıyordu ellerimde başım

Cevap verdi yüksek ruhlu arkadaşım:

 

Dedelerimden kalma yadigar

Bir pırlanta ile bir saatim var.

Gönderin bedestene sattırın

Bu ağır yükü benden attırın.

 

Bu yüksek ruhlu bir Türk kızı idi.

Türk varlığının bir yıldızı idi.

 

Taşı, saati uzattı bana,

Ben de gönderdim “sat” salonuna

Birkaç yüz lira geldi geriye

Sıkıntı attık biz ileriye

 

            Fakat Refikam: 

            -Döndürürken duvara başını

            Gördüm iki damla yaşını

            Dedim lanet olsun geçime,

            Artık: düştüm ben de kendi içime:

            Kulaklarım içimi dinliyor

Her yerim inliyor,

Gözlerim içime bakıyor,

Ve gördüğü yeri yakıyor

Kalbimi deldi o iki damla yaş

Haksız yere idi bu çetin savaş.

 

 

Bu düşüncelerim pek kısa sürdü,

Çünkü vicdanım tamamen hürdü.

 

            Arkadaşımla bakıştık

            Ve gülüştük.

 

Hemen topladık kendimizi,

Düşündük köylü efendimizi:

Neler çekiyor asıl olan onlar

Yaşamıyor mu şerefiyle milyonlar…

Dedik ve karımla elele verdik,

Bu acı günleri pekala yendik.

 

                                   Kazım KARABEKİR

 

  

CAFFER TAYYAR PAŞA’NIN AİLESİ GEÇİM DARLIĞINDAN PAŞA’NIN MADALYALARINI SATIYOR.

 

KAZIM KARABEKİR PAŞA; DERDİNİ VE MAİŞET DARLIĞINI KALEME VURUYOR. MÜNACAAT YAZIYOR.

 

ZIRHLI DÖRT ÇEKER BEŞYÜZBİN EUROLUK ARAÇLARINDA GEZEN SALTANAT PAŞALARIMIZA İTHAF OLUNUR.

 

 Yalçın KOÇAK

Facebook Twitter Email
Yazar : Yalçın Koçak

Yorum Yazarken;

Doğruluğu şüphe uyandıran bilgilere ait yorumlar insiyatif kapsamında yayınlanmayacaktır.

Yorum yazın

Yorum yazarken şu HTML kodlarını kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bir Dünya Gücü Türkiye Rüyası