AnasayfaSiyaset › Bravo Özcan’a ve Silivri’ye

Bravo Özcan’a ve Silivri’ye

Perşembe günü gene hayırlı bir iş için yolumuz Silivri’ye düştü, yoğurdu ile şöhret bulmuş bu eski sayfiye beldesi şimdi 161.000 nüfusu ve İstanbul’un alan olarak ikinci belde belediyesi olmakla övünürken; güzelde bir slogan bulmuşlar, “ Silivri’de yaşamak güzeldir”.

Cezaevi bu ilçeye değil de Trakyanın daha kuzeyine yapılabilirdi, yer seçimini mühendislerin yapmadığı her halinden belli, bu kabil yanlış projelere imza koyanları, yonca yapraklarının içine imar verenleri, alt yapısı olmayan yerlere göğü delen katlarla servetlerini katlayanların adlarını bir siyah mermer taşa kazısak ve o taşı bir yolun çatına çaksak da bir daha böyle kıllı tüylü ilişkiler ve imzaların dosyalarda tozlu raflarda kalmayacağını koltuk ve makam işgalcileri bir bilse, Karataş her bürokratın, teknokratın çevreden merkeze gelmiş medeniliğini tamamlayamamış İbn-i Haldun’a göre bedevilik kokusunu atamamış müteahhit ve siyasetçilerin korkulu rüyası olmalı, İstanbul’da ki dikili taşlarda yazılanları okuyamayan Türk Milleti hiç değilse bu Karataşlar da yazılanları okuyup kime beddua edeceğini bilirdi.

Silivri geçmiş tüm sıfatlarını çıta olarak aşmış, cezaevinin olumsuzluklarından sıyrılarak milyonluk beldeler sınıfına doğru planlı bir yerleşme ile yürüyor.

Belediye başkanını gerçekten yürekten kutluyorum. İktidardan olmayan bir Belediye olarak çok temiz, düzenli ve tertipli gördüm Silivri’yi; hele Özcan Başkan’ın akademik doktora tezi olarak gördüğüm Tarımsal Üretim ve Araştırma Merkezinde bölge çiftçisinin eğitim düzeyinin arttırılması ve aile bütçelerine ilave katkı sağlayabilecek kıymetli tarım ürünleri yetiştirilmesi ambalajlanması, pazarlanması ve de yükte hafif pahada ağır medikal ekstrat haline dönüştürülmesi konularındaki çalışmalarını Gümüşyaka’da ki örnek laboratuar standardında ki çiftliğini muhakkak ziyaret edin lavanta tarlasında, fesleğen, kekik, oğul otu, aynısefa, nane, biberiye, dereotu, ada çayı, anason, ekinezya, tarhlalarını görün çilek, karabuğday, enginar üretim sahalarını gezin rengarenk cıvıl cıvıl, hele bu tarlalardan beslenen arıların tamamen çiçeksiz ortamda ilaçların özü sayılan bu nebatattan alınan usare ile yaptığı baldan tadın. Bana da dua edin. Aman sakın sormayın hangi Üniversite buraya bilimsel katkı koyuyor diye; Utanırsınız?

Bu bal herhalde ölümden gayri her hastalığa devadır.

Bu balın ve bu tarhların, dertlere deva bu gıdaların İstanbullular tarafından bilinmemesi çok üzücü. Bence her belediye haftada bir otobüs katılımcı ile gelse Balkon çiftçiliğini öğrenir, ailelerine fayda sağlamış olur, doğru iş yapar.

Bu CHP dumura mı uğradı, bunların sözcüsü, grup başkanı TBMM’de kürsüye çıktımı, bizim sırtımızdan akan ter deri koltukları ıslatırdı.

Şimdi ne tercihli yollarına Metrobüs dediklerinde ne de Sosyal Konut politikalarına Kiptaş olarak sahiplenenlere, bu projeler bizimdir diye salvo atmıyor.

Trakya da Manda çiftlikleri kuran Belediye Başkanımız da var ama o kendi dükkanına süt temini için kapalı bir ekonomi oluştururken; sosyal belediyecilik ve paylaşım kültüründen gelmenin zenginliği ile Silivrinin öğreten Belediye Başkanı köylülerini zenginleştiriyor.

Güzele, güzel demek Sünnettir. İyiyi takdir etmek, fazilettir.

Facebook Twitter Email
Etiketler:
Yazar : Yalçın Koçak

Yorum Yazarken;

Doğruluğu şüphe uyandıran bilgilere ait yorumlar insiyatif kapsamında yayınlanmayacaktır.

Yorum yazın

Yorum yazarken şu HTML kodlarını kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bir Dünya Gücü Türkiye Rüyası