Anasayfa › Kategori › Kıbrıs Meselesi
1068

MÜZAKERE SONRASI KIBRIS,,,

Kısa bir hatırlatma Kıbrıs’ta tüm şer güçler Derviş Eroğlu seçilmesin diye uğraştı ve kim olursa olsun Eroğlu olmasın blok’u bu AKINCI denilen zatı seçti, ikinci turda bunda ittifak ettiler.

1068

Mürted, Akıncı ve Kıbrıs

Biz kötü bir fiili çağrıştırıyor diyerek Mürted hava üssümüzün adını Akıncı koymuşuz.

 Gerçi eskilerin tabiriyle “kırk yıllık yani, olmuyor Kâni” misali.

Kıbrıs´ın başındaki AKINCI da olmadık ve olmayacak fiiller ile kendisini Mürted mi ilan ettirmek ister, lanetle mi anılmak ister?

Bir Akıncı´nın adını tekrar Mürted yaptık, ikinciyi de mi yaptırmak ister?

Türkiye´de okumuş, uzun yıllar ve uzun  zaman Amerika´da yaşamış AKINCI; “Kıbrıs´ı Rum´a vermek, kızını Rum´a vermek kadar basit ve kolay bir olay değildir.”

images

‘Kıbrıs’ı sahipleniyoruz

42 yıldır sürmekte olan Kıbrıs görüşmelerinde sona yaklaşıldığı bu aşamada, dün Atatürk Florya Köşkü’nde Kıbrıs’la ilgili bir toplantı yapıldı.

‘Kıbrıs’ı Sahipleniyoruz’ başlıklı toplantı masasında Atatürk’ün şu sözü yer alıyordu: “Efendiler, Kıbrıs düşman elinde bulunduğu sürece ikmal yollarımız tıkanır. Kıbrıs’a dikkat ediniz, bu ada bizim için çok önemlidir.”

Sanayici Şaban Gülbahar’ın önderliğindeki yuvarlak masa toplantısına 21 Sivil Toplum Örgütü’nün başkanı ve temsilcileri katıldı. Vakıf ve STK’ların, Kıbrıs görüşmeleri için bir ortak görüş deklarasyonu yayınlayacakları belirtiliyor. 

kibris

KIBRIS MESELESİ

 

Ey Kıbrıslılar Kulağınıza Küpe, Beyninize Nakış Olsun…

1

KIBRIS MESELESİ

“Efendiler, Kıbrıs’a çok dikkat ediniz!..Kıbrıs düşmanın elinde bulunduğu sürece bu bölgenin ikmal yolları tıkanmıştır. Kıbrıs’a dikkat ediniz. Bu ada bizim için çok önemlidir” (Mustafa Kemal Atatürk)

1068

Kollektif İhanet

KKTC’nin, Kıbrıs’taki toprak varlığı 2 milyon dönümdür. Bunun 400 bin dönümü ağırlıklı olarak kamuya ait; orman, tarla-bağ-bahçe, yol vs… Geriye kalan 200 bin dönüm ise Türklerin tapusunda. Türkler tarım ve hayvancılıkla uğraştığı için bu araziler ‘tarla’ sınıfında; geri kalan 1.2 milyon dönüm ise Rumların elinde; çoğu turizm alanı.

Stratejik İnceleme 2009

KIBRIS’TA HUKUK YOLUYLA “KANSIZ SOYKIRIM” :

ORAMS DAVASI

1951’de yürürlüğe giren BM Soykırım Suçunun Önlenmesine ve Cezalandırılmasına Dair Sözleşme’de; yalnız öldürme, bedensel veya zihinsel zarar verme değil  “ulusal, etnik, ırksal veya dinsel bir grubun bütünüyle veya kısmen fiziksel varlığını ortadan kaldıracağı hesaplanarak yaşam şartlarını kasten değiştirmenin (madde 2/c)” de “soykırım” suçunu oluşturduğu belirtilmektedir. 1963-74 döneminde Rumların bu tanıma uyacak her türlü uygulamasına maruz kalan Kıbrıs Türk halkı, 35 yıl sonra bu kez silahlı saldırı değil “hukuk yoluyla-kan dökülmeden soykırım” girişimiyle karşı karşıyadır. Türkiye medyasına ve kamuoyuna pek fazla yansımayan, bu nedenle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ve Kıbrıs Türk halkının hatta bölgenin geleceği açısından yol açabileceği sonuçlar ve yaşamsal boyutları hakkında bilgi sahibi olunmayan bu ekonomik ve siyasi açıdan yok etme girişiminin adı ise; “Orams Davası”dır.

 

Arestis Davası

AİHM’de kaybedilerek Türkiye’yi 840.Bin Euro tazminat ödemeye mahkum ettiren ARESTİS Davasının ATAD’da (Avrupa Toplulukları Adalet Divanı) temyiz edilmeyerek, hatta Lala Paşa ve Abdullah Paşa Vakıflarına ait Maraş tapularını gizleyerek Rumlara 40 Milyar Euro (Arestis’in Avukatları 5000 dava vekaleti ile Aport’ta hazırdılar) kıyak yapılacak dönemde Kıbrıs’ta Talat Başkan, Türkiye’de Abdullah Gül Dışişleri Bakanıydı, Müsteşar da Ertuğrul APAKAN’dı? (Tarihe Not)

ATAD’da ki bu Milli davanın reddedilmesi için fedakârlık ve alicenaplık göstererek bilabedel çalışan, uğraşan, didinen, çarpışan;

Başta ASAM Başkanı Sn. Şaban GÜLBAHAR olmak üzere;

Kıbrıslı mücahit ve yılmayan dava adamı SnAta ATUN ’a,

Kıbrıs uzmanı Sn. Sema SEZER’e,

Bir Dünya Gücü Türkiye Rüyası