Anasayfa › Kategori › Musul Meselesi
Musul-Kerkük-Sorunu

II.HALİÇ KONFERANSI 2017

Garbiyat Enstitüsü olarak kayıp haklarımızın peşine düşeli beri; (aslında bizden çalınan değerlerin) gördük ki bizim Lozan bakiyesi haklarımızdan birisi de Musul Vilayetimizmiş.

Lozan’da uyutulmuş bir mesele, Musul meselemiz dokuz ay sonra Haliç’te toplanılan kongrede de sonuç alınamıyor ve daha sonra Birleşmiş Milletler olan ve o gün 12 üyesi de İngiliz peykesi olduğu için ABD’nin dahi üye olmayı kabul etmediği cemiyeti Akvam’a bırakılıyor. Hakem sıfatıyla çözüm bulacak Cemiyeti Akvam Musul’u şartlı olarak İngiliz mandası olan Irak Krallığına bırakıyor ve Bağdat, Basra ve Musul Vilayetlerinden oluşan Irak adlı bir devlet kuruluyor. Tabi bizim onayımız olmadan.

hericenb8

MUSUL MESELESİ

Bizi yetiştiren değerlerden birisi bize Türkiye’nin meselelerini öğretirken ilk sıralardan “Musul Meselesi”ni öğretti;

Kemalist ve Atatürkçü olduğunu söyleyip Gazi Mustafa Kemal’in “ Allah nasip eder, ömrüm vefa ederse Musul, Kerkük ve Adaları geri alacağım. Selanik’de dahil Batı Trakya’yı Türkiye hudutları içine katacağım.” Vasiyetini görmek istemeyene de rastladım, bilmek istemeyene de, bilip de üstünü örtmek isteyene de.

Ata’dan İnönü’ye ondan da Ecevit’e devam ede gelen bu vasiyet için Ecevit “ şartlar oluşmuştu biz Kıbrıs’ı aldık ” demiştir.

Kıbrıs; Türklüğün Anadolu’da varlık ve Akdeniz’de bekası meselesidir.

Ya Musul; yani Mezopotamya İngiliz’in “ MESOPOTAMIA : The Key to The Future” Geleceğin Anahtarı dediği kendi çalıp kendi oynayabilsin diye adını Orta Doğu diye değiştirdiği coğrafya.

IRAK O

25 EYLÜL

Irağın Kuzeyini Coni Arka Planlı silah zoru ile zapt edenlerin güya otonomi için yapacakları referandumun tarihine bu günden itibaren tam 41 gün var.

Bu referandum için Coni’nin adamları bizi kızdırmamaya özen göstererek seçtikleri cümlelerle taraf olmadıklarını beyan etseler de.

Güneydoğu sınırımızda egemenlik alanı belli olmayan bir yapılanmaya doğru gidiliyor.

TPİC denilen garabet bir kuruluş ile fueloil ve petrol taşımacılık işi yapan Ankara destekli çakalların komisyonlarıyla alınan silahların namluları şimdi Türkiye’ye çevrili.

unnamed-42

NE YÜZYIL AMMA…

Lozan denilen yer Cenevre ve Zürih iki havaalanına da en az 150’şer km mesafede zor bir nokta. Geçen hafta Suriye yi konuşmak bahanesiyle (aslında paylaşmak bahanesiyle) o kadar adam niye, niçin onca eziyeti çektiler; Lozan’da 100 yıl önceki toplantı yapılan otelde toplandılar ve Suriye konusunda karar sürecini İngiltere’nin başkenti Londra’ya bıraktılar, 10 ülkenin koca dışişleri bakanları ve diplomatik heyetleri bu kadar zor ve yorucu bir yolculuğa niye katlandılar, yer seçici olanlar herhalde Lozan’ı kendilerince bilinen ama bizlerce bilinmeyen bir sebeple seçtiler. Lord Curzon’un ”Müttefiklerin davası; bir petrol dalgası üzerinden zafere ulaştı” diye adlandırdığı 93 yıl önce ki zaferin kime hezimet olduğu bu cümleden anlaşılmıyor mu?

1455402638613

Sınır Ötelemesi

“Güneydoğu problemimizin çözümü, Avrupa´nın Güneydoğusu´ndan geçer” anlayışıyla davranmadığımız sürece başımızı da ağrıtırlar, kanımızı da akıtırlar, canımızı da yakarlar.

Bıkmadan, yılmadan, “ben daha önce demiştim, yazmıştım da” demeden, başa kakmadan, itikadımca doğrularımı bu satırlarda ve bu köşelerde okuyucu idrak sahipleri ile paylaşmaya devam edeceğim.

 Türkiye´nin sınır ötesi değil, sınır ötelemesi problemi vardır. Eski Bakan Sn. Hayati Yazıcı´nın da bir kez dile getirdiği doğrumuz budur.
Musul-Kerkük-Sorunu

Yine mi Musul?..

Yüz yıllık konular bir bir ısıtılarak tekraren önümüze konuyor, Çok hassaslar, bunları yaparken uyarıcı olmak da istemiyorlar, gözümüzü açalım da istemiyorlar ama yaptıkları canımızı acıtıyor, canımıza tak ediyor.

 Ekim 1925´de de Rahmetli Cafer Tayyar Eğilmez Paşa, İngilizlerin silahlandırıp Zap karakolumuzu bastırarak rehin aldıkları 18 Asker ve bir Binbaşımızla geriye çekilen Nasturileri ele geçirip Musul´a kadar inen ve orada kışlayan ordumuza “çekilsin oradan, çıksın Musul´dan” diye 8 nota veren İngilizler değil miydi?
Bir Dünya Gücü Türkiye Rüyası