Anasayfa › Kategori › Siyaset
164119_ayasofya-camii

Körlük

Ayasofya’nın fethinden beri cami olarak kullanıldığını unutmamış Anadolu gençliğini gönülden kutluyorum. Taksim’e yeşili korumak amaçlı gidenleri de.

Strategem veya strateji nedir? Türkçesi Sevki Çevs yeni sevk ve idare etme neyi orduyu, milleti, toplumu, problemi yönetme, karşı tarafa hissettirmeden oyunu galibiyetle bitirecek hamleleri iç, içe, peş, peşe sıralayabilmektir.

29 Mayıs İstanbul’un fethi ile başlayan hafta Anadolu gençliği sabah namazını Ayasofya’nın gölgesinde kılabildi. Seccadeni alda gel. Pek masum bir eylemdi.
Peki, Taksim gençliği niye burada değildi? Bir soru. Görünen o ki onlarda yıl dönümlerini gezi parkının içinde kutlayamayacaklar.

Graphic1

Bilim ve sanat, YÖK ve TRT

İllâki devletlerin veya zenginlerin himayesinde olması gereken iki önemli konudur: Bilim ve Sanat.

Bir ülkenin bilim ve sanatını, âlim ve sanatkarlarını kontrol altında tutabilmeyi başarırsan o ülkenin dilini, dinini ve ilmini ele geçirir, hükümran olursun.

Sanat dili geliştirir, gelişen dil edebiyatı, yazı sanatını, hukuku ve insanların düşünce derinliğini arttırır. Dil zenginliği olan milletlerin tarih sahnesinde ömürlerinin de uzun olduğunu gözlemleyebiliyoruz. Toynbee’nin dil devrimi ile dilimizin beli kırılsa da, bu gün onların istatistik sayımları ile dünyada konuşulan 5. Dil gurubuyuz. Çok az bir gayretle 3. Olması mümkündür, Bu yola baş koyacak kişilere ve kurumlara ihtiyaç vardır.

chp

‘Gezi Ruhu’ mu? ‘Gazi Ruhu’ mu?

Cumhuriyetin savaş görmemiş, açlık, kıtlık, yokluk ve yoksulluk görmemiş tarihi düzmece okumuş, suyu süzmece içmiş Birinci neslin birikimlerini, ikinci neslin temkin ve tedariklerinin üzerine şanslı üçüncü nesil; İbn-i Haldun’un sosyolojisine göre savaş görmesi olası muhtemel olan nesil, ya da batı sosyologları tabiriyle birikimleri iflas ettirecek üçüncü nesil. Yani biz ve sonrası.

Hangisini baz alırsak alalım Cumhuriyetin 3. Nesil olduğumuz doğrudur ve günümüzün de, gündemimizin de 1913-14 yıllarıyla paralel benzerlik gösterdiği de doğrudur.
Ogün paralel bir yapı vardı, besleme Jön Türk.

Bugünde paralel bir yapı var besleme Jön Şakird.

yalçın koçak

18 Mart 1924

Malaya zırhlısı ile İtalya’ya göç ettirilen Vahdettin, ABD Başkanına mektup yazarak, yakın ve uzak gelecekte (bu günlerde) olacakları haber veriyor…
Peki, biz niye bu olanları okuyamıyoruz da; O, doksan yıl evvelden bilip, söylüyor.

Söylüyor, yetmiyor yazıyor….

İyi ki de yazıyor.

paralel_devlet_nedİr

YÜZ YILIN PARALELİ…

Sık, sık aydırmaya çalışıyorum, hissettiklerimi okurlarımızla paylaşıyorum. 2010 yılından beri çalıştığım 100 yıl evvel ne olmuştu? Hatasıyla, sevabıyla tarihin düzmeceleri ve yanlışlıkları ortaya konabiliyorsa, bu mantıkla Batının son üç yüz yıldır uyguladığı Oryantalizm politikalarıyla halimiz, ve hal’limiz meselelerine objektif olarak yaklaştığımızda en azından oryantalistlerce eğitilen, oksidentalistlerin öğretilerini sorgulayarak düşünmeye başladığınızda 100 yıl öncede devletimizde harici bedhahlarla iş birliği içerisinde olan bir paralel yapı bulunduğunu görüyoruz. Benzerlikse pes bu kadar olur. Padişah Abdulhamit hanı tahtan indiriyor, saray darbesi yapıyor Sultan Reşad’ı tahta çıkarıyor, kadrolaşıyor suikastlar tertip ediyor. Hatta ülkeyi savaşa sürükleyerek, koca bir imparatorluğun mahvına sebep oluyor.

kibris

Ukrayna, KIRIM- Venezuela- Orta Amerika…

Bizde Gezi prova sahnesinin, işte bu üç devlette ki kanlı galası. Bilanço çok ağır. Arap Baharı dolmasının acısını 20-25 yıl sonra birlikte yaşayıp, göreceğiz Bahar mı, Karnabahar mı olduğunu.
Dünya nüfusu artıyor, insanlar okuyor, uyanıyor. Dünya gelirinin %80′ini, yüzde yirmilik bir nüfusun yediğini, yani Dünyanın sömürüldüğünü öğreniyor ve karşı koymalar başlıyor.

images (6)

Sen Ne Yücesin

Bu sıfatı bu gün, aziz milletim için yazıyor ve başlık olarak da atıyorum. Çok yoğun kirli bilgi bombardımanının içerisinden geçtiğimiz şu günlerde, sağduyulu ve vakarlı halkımız teenni ile dinliyor, gelişmeleri izliyor. Dişlerini gıcırdatsa da adımını sokağa atmıyor, dolmaları yutmuyor, dolduruşlara gelmiyor.

canak-anten_3

GES doğrusu

Eloğlu malını satmak, kendi halkını rahat ve müreffeh yaşatmak için okullar kurar, üniversiteler açar, ordular kurar, paktlar, federasyon, konfederasyon, birlikler kurar, akreditasyon kuruluşları kurar, ticaret alanı der, eğitim alanı der, Lisans der, sertifikasyon süreçleri çıkarır. Bunların hepsi eski doktrinsel deyimlerin devamlılığıdır. Hani bütün yollar Moskova’ya çıkar, bütün yollar Paris’ten geçer, her tren Berlin’de durur, her otoban Roma’ya gibi.
Ticaretinizi benim para birimim üzerinden yapın, Alış verişlerinizi kredi kartıyla yapın, ben de komisyonumu alayım zihniyeti, Benim param kıymetli tasarruflarınızı da benim paramla yapın, dövize yatırın dolmaları ile sömürü devam ediyor. Paydaşları ve yandaşları her ülkede olduğu gibi bizde de ziyadesi ile var, ülkelerin hükümetlerine size de ticareti kontrol altına alma, vergi gelirlerinizi arttırma imkanı sunuyoruz derler. ne güzel paylaşma değil mi?

Bir Dünya Gücü Türkiye Rüyası