Anasayfa › Kategori › Siyaset
maskeli hırsız

OLİGOPOL

1982 Anayasası % 99 ‘evet’le, halka rağmen yapılarak, cebren tasdik ettirilen ve adeta kakalanan, dayatılan bir Anayasa’dır.

Halkın çoğunluğu, “en kötü demokrasi, en iyi askeri rejimden evladır” mantığı ile bir an evvel demokrasiye dönmek maksadıyla evet demiştir.

Uluslararası yüzyıllıklar veya şimdinin tabiriyle globalizm patronajı, bir taraftan kendi isteklerine uygun tarzda dikte ettirdikleri asker vesayetindeki Anayasayı hazır paket olarak sunarken.; Diğer taraftan reddedilse bir kaç ayımızı daha alacak bir devlet – millet sözleşmesi olan Anayasamızın ileride değişebileceği tezini de işleyerek, sür’atle demokrasiye dönülmesi gerekliliği propagandasıyla bu dolmayı millete yutturdular. Otuz bir yıldır midemizde taş gibi oturur. Yetmiş küsur ek ve değişikliğe rağmen halâ orada, durduğu yerde durur.

bayrak-319

HİLAL MİLLİYETÇİLİĞİ

CEMAL, KEMAL, CELAL, HİLAL…

Bu, tarihe not düşen bir kripto.. Uzun yıllar önce eski Türkçe bir kitapta okuduğum bir gelecek bilimi söylemiydi? Cemal Paşa, asırlara direnen bir koca çınarı çatırdatan adam. Kemal paşa yanmış, yıkılmış ormanın küllerinden yeni bir devlet çıkaran bir devir ve devrim adamı. Celal bey (Bayar) çok partili demokrasi sayfalarımızı açan Yassı ada da sonlanan Hürriyetperver demokrasimizin son triumvirası.

Üç isim, üç evre, üç devre ve sonrası ASR-I HİLAL…

geziparki

PARK;FARK

Argomuza kurban olsunlar, gezi parkında olup biten olayların farkında olmayan bir sürü kişi Sosyolog kesilmiş Televizyonlarda dakika/Reyting işgal etmekte, ağzı olan konuşmaktadır.

Bütün hepsini topla birkaç istisna dışında ceviz kabuğunu dolduracak ne bir laf, ne bir fikir, ne de doğru bir tasvir ortaya çıkmamaktadır.

Türk Atasözü “Deveyi çökerten en son saman tanesidir.” Brezilya’da olanlar; Yapılan zamlar, yolsuzluk, yoksulluk ve maişet darlığı kisvesiyle aslında yağmacılık kültürü, çok şükür ki bizde yok.

geziparki

GEZİCİLİK

Siyasetin bir oyunudur “olmazı göstermek” olarak kısaca özetlenebilir. Sokaktan gelmiş Aristokrat olmayan bir Başbakanımız var aslında, dün oda gezi veya bir başka yerde eylem koyuyordu, yazı yazıyordu oligarşik devletin yasak dediği bir işi yapıyordu.

Şimdi o günlerini unutmuş gibimi davranıyor sanıyorsunuz. Kesinlikle hayır.

deneme-nedir

MAĞRUR OLDUM; MAĞLÛP OLDUM!

Anadolu fatihi Horasanlı, bir Hilal ile Anadolu’ya bizleri getiren savaş ustası, Nizam-ı Mülk gibi bir veziri Keşfeden ve dahi;, Batini, Rafızi ve sair bozuk itikatlıların amansız hasmı Sultan Alparslan, fethettiği kalenin kalleş komutanı tarafından alçakça ve kahpece hançerlenip ölüm döşeğine düştüğünde, son kelamı İlahi Kelimetulluhı (kelime-i şahadet’i) söylemeden yanındakilere ve oğlu Melikşah’a:

“Dün askerimin yaptığı geçit töreninde gururlandım. Mağrur oldum, ama ölüme mağlup oldum” demiştir.

yavuz

KÖPRÜNAME

Yavuz anlı şanlı, Yavuz. Destancısını bulamamış şarkın ve garbın gazisi.

Domaniç yaylasından yeşeren çınarın dallarını dünyaya dolayan, oğlu Kanuniye bir cihan devleti olma kapılarını ve imkanlarını bırakan ulumuz. Anadolu’nun inanç ikliminde bir siyasi kararından ötürü  takılmayan isimlerin sahibi. Satılmayı ve aldatılmayı kendine yediremeyen cengaver.

egitim

EĞİTİMİN EĞİTİMİ

Dünya geleceğini kuracağı gençliğini nasıl eğitiyor, onları teslim edeceği kadroları nasıl seçiyor ve nasıl özel bir eğitimden geçiriyor?..

Bir Japon, çocuğunu Hiroşima’ya götürüp 1 gün orada o havayı yaşattırıyor. Ders, konferans, seminerlerle; Atalarının burada, kimler tarafından, ne amaçla yok edildiğinden başlıyor… Kendi milli Japon kültür ve maneviyatını sindire, sindire çocuklarına anlatıyor, açıklıyor, eğitim, öğretiyor; Eğer, 1945 de kendilerine dayatılan “eğitim” sistemiyle gitselerdi, bugün Türkiye gibi olacaklarını örnekleriyle anlatıyor.

Hasan Tahsin Paşanın Konak'ta teslim protokolünü imzalamasıyla şehirde beş asırlık türk hakimiyeti son buldu.

100 YIL ÖNCE, 100 YIL SONRA…

Yanyalı Hasan Tahsin Paşa ile Konyalı Şaban Hoca, aralarında ne kadar benzerlik var.

100 yıl önce attığı bir imza ile Selaniki Yunanlılara teslim eden Yanyalı Hasan Tahsin Paşa, teslim olan binlerce Türk askerinin açlıktan ölmesine de sebep olmuş, 100 yıl sonra Konyalı Şaban Hoca da attığı bir imza ile Rumeli de Türkçe eğitimini katlederek, Alanı egemenlerin insafına ve diline bırakmıştır.

Bir Dünya Gücü Türkiye Rüyası