AnasayfaKoçaklama › DEĞİŞİM DE, NEREDE?

DEĞİŞİM DE, NEREDE?

Sermaye ve siyasetin koltukları el değiştirecek dedik 25 sene önce…

Bakın değişime;

Eskiden Anadolu’da pek de bilinerek, bilinçli olarak yapılmasa da, AHİ’lik gelenekleri vardı.

Eşraf, Esnaf, Etrak bu değerlerle helâl kazanç üzerinden yürütürdü sosyal nizamını.

Çok mal haramsız, çok lâf yalansız olmaz” düsturundan, var olanda yok olan ezici olmamak için hayat şartlarını az olana endeksler, göstermezdi.

Şimdilerde bir gösteriştir, bir alâyiştir, israftır, abartıdır gidiyor, terazinin ayarı ciddi ölçüde kaçıyor.

Kapitalist düzeni yanlış anlayan Müslümanlar; “onlar yaptı, biz niye yapmayalım ki”, sözleriyle kılıf bulmasınlar… Rant dediğimiz haksız kazançtır ve de külliyen haramdır.

Eski sermaye sahipleri kazanır, vergisini öder, zekâtını da yaradan için verirdi.

Şimdikiler Vakıflar, Dernekler üzerinden fazla makbuzlarla şişirilmiş zekâtlarını birde vergiden düşürme hesaplarında.

Gıda bankacılığı, zekat memurlarının patronajına geçmiş.!

Bir tarihlerde zekât miktarı olan altınları un çuvalına gömüp gelen fakire: “Bu çuval benim zekâtımdır, al senin olsun..” diyen softalar, altınlardan habersiz fakirin yerinden kaldıramadığı çuvalı; “istersen bir çuval un 5 akçe ben sana 10 Akçe vereyim bu çuvalı bana sat”, alışverişini gölgede bırakan bir kandırmaca tûluatı izliyoruz, günümüz dinci, İslamcı arkadaşların zekât hesaplamalarında…

Ama enteresan olanı, bunlara fetva verenler de zamanın allamesi.

Ulema yani âlimler demişken; Yurdum insanı her gördüğü sakallıyı dedesi sanır.

Bunlara hürmet eder, sözünü dinler. Hele profesör duyduk mu kulak kesilir, itibar ederiz sözlerine. Şu kadar adam dinledik Mısır konusunda Ömer Benna’nın kurduğu İhvan ile Seyit Kutup’un Müslüman kardeşleri arasındaki ideolojik ve siyasi farklılaşmayı duyduk mu?

İhvanın, Türkiye ve Türklere ve de Ehl-i Sünnet ve’l cemaat dediğimiz peygamber yoluna bakışını ortaya koyan oldu mu hiç?..

Önce aydınlatacak olanların ayması, aydınlanması lazım!..

Sakalı olan da, sıfatı olanda konuşuyor.

Ama kimse gerçeği söylemiyor, söyleyemiyor, geveleyip duruyor…

İhvan, itikat olarak bize karşı bir örgüttür.

Bu örgütte İngiliz’in parmak sayısı da çoktur.

Bizim eski Coğrafyamızda halâ muhabbetlilerimiz çoktur ve bu coğrafyada darbeler olacaksa muhakkak ki Ankara’nın haberinin olması vazgeçilmez bir gelenekçiliktir.

Ankara istemese de illaki haber verilecektir.

Verilmiştir de…

Bizim ilâhiyatlarımızın ilmî seviyesi onların El-Ezher’inden çok daha derin ve asridir.

Onların bize değil, bizim onlara öğreteceğimiz daha çok şeyimiz vardır.

Onlar Hürriyet ararken, biz dağıtan olduğumuzu unutmayalım.

Kurban yaklaşıyor, yardım toplama da serbestleşti.

Maliyeye yatacak vergi parasını yatırmamış muhasebecinin mükellefi borçtan kurtarmadığını gerçeğini unutmadan, hayırlarımızı yapalım.

AHİ’lik haftamız kutlu olsun.

Facebook Twitter Email
Etiketler:
Yazar : Yalçın Koçak

Yorum Yazarken;

Doğruluğu şüphe uyandıran bilgilere ait yorumlar insiyatif kapsamında yayınlanmayacaktır.

Yorum yazın

Yorum yazarken şu HTML kodlarını kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bir Dünya Gücü Türkiye Rüyası