AnasayfaDemokrat Parti (1946) › DP Kongresi

DP Kongresi

           

            Bir Adalet Partimiz vardı, gençtik, heyecanlıydık, ülkemiz ve ülkümüz için yanıp tutuşuyorduk. Demokrasinin ve demokrat partinin kötü bir entrika senaryo ile akamete uğratılması, iktidardan alınması memlekete hizmette halkın gönlünde taht kurmuş Menderes ve arkadaşlarının menfur bir siyasi cinayete tabi tutularak, mağdur ve mazlum edilmelerine reaksiyon sağlanmıştı. Oyun içindeki oyun başarılarak ihtilal yaptırdıklarına rağmen (bakın bu rağmen çok önemli) yine yaptırıcılar halkın önüne kendi mor soğan’ını koymuşlardı ve de seçtirtmeyi başarmışlardı.

 

            İhtilal yapıcılar biz bunu niye yaptık derken her birisi, birer tarafa saçılmış, kullanılmış, zamanları geçmiş, fersude edilmiş ve atılmışlardı. Evet, 1960 ve sonrası biz böyle karışık bir ortamda karanlıklarda el yordamıyla yolumuzu bulmaya çalışan, Ağmadan beter kör edilmiş kafalarımız karıştırılmıştı. Fikir dünyamız allak bullak edilmişti. İki cenahtan da yüzlerce genç kardeşimiz ki her birisi bu günler için yetişmiş siyaset erbabı olacaklardı. Yıldırıldılar ve yok edildiler.

 

            Önce kafaları karıştır, sonra dizayn et…

 

            Aynı zihniyet kontrollü solu dizayn edebilmek maksadıyla ODTÜ’yü kendi parasıyla kuruyor ve ODTÜ’lü solcu arkadaşlarımız arabasını yaktıktan iki hafta sonra ABD Ankara Büyükelçisi Commer ODTÜ’nün Rektörüne ya sizin çocuklar anormal zeki ya da siz bu çocuklara bizim koyduğumuz müfredatı (ders programını) okutmuyorsunuz. Okutsanız bunların dersin dışında ne kafaları çalışır ne de siyaseti düşünmeye vakitleri kalır diyordu. (Eğitimin ne kadar milli olduğuna buyurun siz karar verin!)

 

            Evet; ben Yalçın KOÇAK 18 mühendislik ilmi okudum, okutuldum. Eşek yükü kitap okudum, mezun oldum. Hayatımda hiç ama hiç kullanmayacağım problem, teorem ve formülleri ezberlettirildim. Hocalarım 36 mühendislik ilmi okumuşlardı.

 

            Açıkçası Hintlilere logaritma cetvelini ezberleten zihniyet, sömürüldüğümüz, ütüldüğümüzü anlamayalım, sorgulamayalım diye eski tabirle sağ ve sol diye böldüğü gençliğimizi tek merkezden dizayn ediyordu.

 

            Türkiye’miz ve demokrasimiz en ağır darbeyi 28 Şubatta yedi, tank’ın paletleriyle balans edildi. O gün ki seçim sonuçlarıyla 1. Parti Refah ve Sayın Erbakan’dı. 2. Parti Doğruyol ve Tansu Çiller’di. 3. Parti Anavatan ve Mesut Yılmaz’dı. Geçen Dönem’in iktidar sorumlusu Tansu Hanım’a millet tarafından muhalefet görevi verilmişti. Mesut Bey kardeşimizin anlaşılmaz tutumuyla Sn. Erbakan adeta Tansu Hanım’ın üzerine itilmiştir. Anavatan Partisi muhafazakâr kimliğiyle Refah Partisi’ni her zaman absorbe edebilecek kabiliyette iken 28 Şubat sürecinin hazırlayıcısı olmuştur. Germanofil Mesut. Sandığa rağmen kurulan hükümet ve bakanlık hesapları içerisinde olan Kolpo’lar havada ikmal saçmalığıyla ikbal beklerlerken yapılacak bir askeri müdahaleyi önledim edasıyla gerdan kıran Sn. o gün ki Cumhurbaşkanı; sandığa rağmen kurulan hükümeti, meclis aritmetiğini iğfal ederek, Cumhuriyetin en şaibeli yamalı bohça hükümetini kurduruyor.  Naylon demokratlarla, şemsiye partilerle akılları sıra demokrasiyi kurtarıyorlar ancak bu seferde bankaları batırıyorlar.

 

            Ayrıştırıcılardan karıştırcılar mı bizi kurtaracak, inanmamız istenen bu.

 

            DP’de yapılan operasyon koltuk değneği operasyonundur. Bu DP Kongresinden bir iktidar projesi çıkmaz. Çıksa çıksa meclise 4. Bir parti sokularak AKP’nin tek başına iktidarı önlenir başarılabilirse AKP ile koalisyon kurdurulabilir. Hesap bu!

 

            Biz özde ve sözde ve de fiilde, yalnız ve yalın Demokrat olanlar, adımızı taşıyan bu garabetten öncelikle 28 Şubat’ın ayıbını ortadan kaldırma, hatadan dönme, siyasi fazilet ve erdemini gösterebilme medeni cesaretini bekliyoruz.

 

            İşte hukuk işte Silivri, kimmiş 28 Şubat ihtilalcileri, işte Cumhuriyetin savcıları hodri meydan kim kime Pişekârlık yapmış, suyu bulandıranlar, bulandırtanlar, hortumlayanlar, ALO Telavivciler.

 

            Bu memleketin ekmeğini yiyip, manevi ikliminden rahatsız olan devşirmeler, Manş’tan, Pasifik’ten manyel bekleyenler, hadi elbirliğiyle bunların maskelerini düşürelim.

 

            Size milli bir tüyo vereyim.

 

            Demokrat Parti’nin misyonu; aziz milletin sağlık, saadetini, refah ve selametini temin ve tesis etmektir diyordu. Rahmetli devrik başbakanımız Adnan Menderes.

 

            Erbakan Hoca’nın demokratlığı bu ortada gözükenlerden daha çok olduğu gibi Menderes muhabbeti de kurduğu partilerin isminde gizlidir.

 

            Kaldığı yerden devam Erbakan Hoca’nın hakkıdır.

 

            Biz bu hakka bigâne kalmamalıyız.

 

            Fincancı katırlarını ürkütecek Aksakal odur.

 

            Adreste Demokrat Parti’dir doğrudur…

 

            Tabi doğru duran olursa….

 

 

Facebook Twitter Email
Yazar : Yalçın Koçak

Yorum Yazarken;

Doğruluğu şüphe uyandıran bilgilere ait yorumlar insiyatif kapsamında yayınlanmayacaktır.

Yorum yazın

Yorum yazarken şu HTML kodlarını kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bir Dünya Gücü Türkiye Rüyası