AnasayfaDemokrat Parti (1946) › DP ve ANAP’a uyarımdır…’Siyaset muhtırası’

DP ve ANAP’a uyarımdır…’Siyaset muhtırası’

adsiz4

6 Haziran 2007

Yalçın BAYER

1991′de Hayrettin Erkmen’in başkanlığında açılan ve ‘Yeter Söz Milletin’ diyen Demokrat Parti’de 2000′lerin başında Genel Başkanlık yapan mühendis Yalçın Koçak, son gelişmeler karşısında bize bir mektup gönderdi.

 DP’nin yeni oluşumu karşısında iki liderin ‘parti ve siyaset mühendisliğini’ beceremeyerek yanlış hesaplarla toplumdaki beklentilerini hüsrana uğrattıklarını belirterek, “Biz siyasal arenada, ordumuzu bu kavganın dışında tutarak, kendi demokrasi kavgamızı vermeliyiz” diyor.

Koçak şunları yazıyor:

“Birleşme yani sentez için dokuları ve kokuları aynı olan iki ayrı madde ve emek, yani enerji lazımdır. Bu enerji akıllı olmalıdır, programlı olmalıdır, dozu ve miktarı iyi ayarlanmalıdır.

Merkez sağda Demokrat Parti ismi ve markası, muhteviyatı ile birlikte demokrasimizin son kurtuluş reçetesiydi.

Ben bir söz söylerim; ‘Demokrat Parti’siz demokrasi, acı bir esarettir’ derim.

Demokrasi çadırının orta direği DP’dir. Ortadireğin sesidir, kimsesizlerin kimsesidir.

Önce millet diyen bir anlayışın temsilcisidir.

Bayar ve Menderes’in DP’sinde en fazla 6 bürokrat (o da GİK kararıyla) yer alabilirken, bugün DP=Bürokrat Parti halinde oluşturulmuştur.

‘Halita’ (karışım) yanlış, zamanlama yanlış (seçim ve baraj endişesiyle olmamalıydı, ama proje doğru)…

TÜRKİYE’NİN MANZARASI

Şimdi ne olacak bir bakalım:

AKP ve destekçileri bugünden bilinen bağımsız DTP ile (globalizmin sevmediği tek ulus devlet olan) Türkiye, ABD ve AB dümen suyunda… Neo-conların oyun sahası olacak; İran’a karşı kullanılacak…

Böldürülme süreci hızlandırılacak, iç karışıklıklar ve mikro milliyetçilik kaşınacak.

Askerimizi ve hukuk sistemimizi demokrasimiz ve Cumhuriyet edinimlerimizi muhafaza etmek için daha fazla örselettirme gibi bir hatayı yapma lüksümüz yoktur.

Tarih ve evlatlarımız bize bunun hesabını soracaktır!

Akşamdan sabaha Türk siyaseti ‘yaylak-kışlak’ oynak merkezlerden kurtarılmalı… Demokrasi sahasına bürokrasi tahakkümü sınırlandırılmalı. Aksı olmayan aksi adamların siyasal arenadan eli-eteği çektirilmeli. Kısır politika üreticilerinin, kendisi ile çelişkili, kavgalı beyinlerin; yerinde saydırırken geri kaçırdığı Türkiye... Kuruluşunun 2023′teki 100. yılında hak ettiği gibi dünyanın 15′nci ekonomisi, Türklerin Anadolu’ya girişinin 1000. yılı olan 2045′te de dünyanın 9′ncu ekonomisi olabilmeli…

Bu hızla hedefe giden bir mermi iken ülkemizin soğutuldu, donduruldu ve ithalat cenneti, borç yiyen, yüksek faizle sömürülen bir ‘dominyon’ haline getirildi.

KOLTUK İÇİN Mİ?

Hangi koltuklar için kavga veriyorsunuz?

Ekonomik bağımsızlığı elden gitmiş… İşadamları vize tecridine uğramış… İşyerleri kapanan, işsizliğin zirve yaptığı… İthalatın ihracatı katladığı…. Ortadoğu’dan dışlanan, Orta Asya’dan kovulan, Balkanlar’da yok sayılan, AB kapısında zayıflatılan; inceltilen, inciltilen bir Türkiye parlamentosunun koltukları için mi?

Mumcu ve Ağar ikilisinin, 23 Temmuz’u hatta 2008′i, 2009′u görerek bugünden ayrılmaları, Tandoğan’dan Çağlayan‘a kaynayan milyonların akacağı siyasal mecraya engel olmamaları, millete rağmen siyaset etmek isteyenlerin sonunun hüsran olacağı bilincinde olan eski bir demokrat olarak kendilerini ikaz etmeyi, hem bir borç ve hem de milli bir görev bilirim.

8 Haziran’a kadar çok zaman ve yapılacak çok işimiz var.

Niyet ve gayret!

Olmazsa ne mi olur?

Maazallah!”

 

Facebook Twitter Email
Yazar : Yalçın Koçak

Yorum Yazarken;

Doğruluğu şüphe uyandıran bilgilere ait yorumlar insiyatif kapsamında yayınlanmayacaktır.

Yorum yazın

Yorum yazarken şu HTML kodlarını kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bir Dünya Gücü Türkiye Rüyası