AnasayfaSiyaset › ELİFİ ÖTELENMİŞ NAS

ELİFİ ÖTELENMİŞ NAS

Baskı, eziyet, eza, zülüm, sürgün, zindan, hürriyetleri kısıtlama, gerçekleri karartma… Evet, her dikili ağacın, her taşın yer  yüzünde bir gölgesi var!… İstibdat dikerseniz yukarıdaki gölgelerde serinlenirsiniz. Anadolu toprakları, Türkleşmesini tamamladığı yıllardan sonra, ne Töresinden ve ne de dini İslam’dan  sebep müstebit bir idareye şahit olmadı.

            En müstebit padişah sayılan (Batı kaynaklarınca) Abdülhamit Han dâhi, Fransa’ya devlet bursuyla okutmaya gönderdiği gençlerin zararlı fikirlerle döndüğünü gördüklerini, yaz tatillerinde İstanbul’un dışına mutasarrıflıklara çalışmaya gönderir; ya da suç işleyenleri paşa kapısına kor, ama okul zamanı da çıkarır okullarına gönderirdi… O’nu anlamamız, “o günün tarih şuuru ve şartlarını” doğru tahlil edip, orijinal milli kaynaklardan okumadan; Anlamsız ve imkânsız gibi görünüyor.

            Emin Oktay (Oktavitz) bilgileriyle analiz, bize bu bölgede avcı değil, ancak av olmayı öğretir. 1960’ların kopan fırtınası; “selâhiyetler yasası ve tahkikat komisyonu” konularıydı.

1961 yılında Ankara Altındağ Asliye Hukuk Mahkemesi Başkanı Raif Bey bakınız Demokrat Parti’nin kapatılma gerekçeleri olarak neleri sıralıyor:

1. Anayasayı ihlâl., (selâhiyetler yasası  ve tahkikat komisyonu için)

2. Kongre yapmamış olmak.,

3. Üniversite Özerkliğine (muhtariyetine) müdahale etmek.(apayrı bir yazı konusu)

            Oysaki el koyucular ortada anayasa bırakmamışlar, adına hareket ettikleri Mustafa Kemal’in Anayasasını da kaldırıp çöpe atmışlardı. O Anayasa ki, ‘Cumhuriyet bağımsızdır’ diyordu. Muhtariyet (yani bağımsızlık) temsilcisi muhtarlarımızdır. Evlenme, boşanma, basit hukuk davalarını yerinden çözümle bize bırakıyordu. Kurumlarla temsili demokrasi yerine, vatanın sahiplerine ait hürriyetperver demokrasiyi savunuyordu. Tek güç milletin iradesiydi, 60 ve sonra 74 muhtırası ve 80 Anayasaları millete sadece sandık demokrasisini bıraktı.

            Rahmetli Menderes’in dar ağcındaki son sözleri: “Kimseye kin beslemiyorum” idi.

Devamı olduklarını söyleyen bazı müstebitler, Allahın bize bahşettiği musibetler;  kin’iniz Firavun’unkini de geçti pes yahu!.. Doğmamış  çocuğu şaki olacak diye ana karnında katletmekten ne farkı var. Matbaalarda, bilgisayarlarda, kitap imha etmekten başka çareniz mi yoktu?. Adil düzen hukukçuları kitabın geliri kadar tazminata hükmeder, elinizdeki icra gücü de haczederdi.

            Rahmetli Özal kin tutmaz, kızdığı kişiye “iki gözüm” der, yine de kıymetli olduğunu ihsas ederdi. En cebelleşen Simavi  idiyse de, gazetesinin attığı veda / ayrılık manşeti ortada duruyor. İzmirli Selçuk Yaşar  bey sağ, hayatta ve bütün şirketleriyle ayakta. Bursalı Nergis büyürken, patronu Cavit Çağlar parmağıyla gözümüzü çıkarır, sözleriyle diken gibi batar ve her gün kuyumuzu kazardı.

            Kendisini Menderes’in yolunda resmederek, Özal’ın vizyonunda arayanlar kin abideliğini, müstebitliği bırakın. Ne diyordu Özal? Üç hürriyet:

1. Din ve vicdan hürriyeti..

“Size din hürriyeti verildi ama toplumun vicdan hürriyetini yok saydınız”

2. Fikir Hürriyeti..,

“Yazılmamış kitabı yok etmek ülkesinde ebedi başkan Aliyev’in aklına gelmemiş son yüzyılın Tiranı, Turgut Er’in yazdığı ‘Azadıktan Tiranlığa’ kitabını satın alıp yok ettirmişti”

3. Teşebbüs Hürriyeti…

“Belediyelerinizi ve bakanlıklarınızı ve TOKİ’nizi kamu ihale kurumuna inceletin, yandaş, paydaş olmayan bir müteahhit gösterin ya da alışveriş yapılmış bir esnaf faturası…”

Eminim ki bulunamayacak. Bu mu Özal’ın devamı sayılmak?… Vazgeçtim…

            Öğrendiğiniz adil düzen bumuydu. Sorun bu soruları, kendinize sorun. Ama bir şartla, önce secde edin, orada sorun. Elifi ötelenmiş NAS’a bizi duçar ettiniz.

         Yazık, çok yazık!…

Facebook Twitter Email
Yazar : Yalçın Koçak

Yorum Yazarken;

Doğruluğu şüphe uyandıran bilgilere ait yorumlar insiyatif kapsamında yayınlanmayacaktır.

Yorum yazın

Yorum yazarken şu HTML kodlarını kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bir Dünya Gücü Türkiye Rüyası