AnasayfaGenel › FIRSAT…

FIRSAT…

Fırsat ve fırsatçılık karıştırılır. Kişisel menfaatler için kullanılan tabirlerle, milli menfaatler için kullanılan aynı bazlı kelimelerle ifade olununca bocalıyor insan ve yanlış kararlar verdiği gibi yanlış yazılarda yazılıyor.

Tarihin fırsatlarını el oğlu nasıl değerlendiriyor, işte Irak, işte Afgan ve kaybedilen Türk devletleri.  Başkasının adına davranırsan olacağı buydu! Birinin adına Arena’da dövüşen ölen yada öldürülecek olan, hürriyeti olmayan dövüşçüye gladyatör denir. Biz cengaverlikten  geliriz. Silahşörlük bile sarmaz bizi, haşa gladyatörlük neki? Hürriyetsiz dövüş, Lejyonun kahramanı, ucuz projeler bunlar.


Suriye eski coğrafyamız, Şam vilayeti bir vali ve bir müfrezeyle ama adaleti hakim kılarak yüzyıllar yönetimimizde kalan topraklar, akraba topluluklarımız ve de komşuları hiç düşünmezler mi bizde niye huzursuzluk var diye, okutulmamış sosyoloji ilmi ile meselelerine çözüm bulamaz arapça tabirle ”Kellim, kellim la yenfa” konuştuk, konuştuk döndük başa politikasıyla Ortadoğu’da küçük yenecek parçalar dönemi başlıyor.

Küçük, küçük Tike’ler, Musa’nın çocuklarının oldum olası uğraştıkları didikledikleri bir politikadır. İştahlarını kabartır.

Dikiz aynasından Avrupa’ya bakınca birlik mali krizde EURO yerine GERO konuşuluyor. Birleşik Avrupa Krallığı konuşuluyor. Kıta Avrupasının liderliği AB’ ye dönüyor. İngiliz sessiz, İngiltere kaynıyor, yanıyor. Tam bu esnada bir değerlendirme şirketi ABD’nin facası’nı bozuyor. Yıldızların birini söküyor.

Yazmıştık Türkiye’nin güney doğusu sınırın diğer tarafına Irağın kuzeyi denir. Kuzey ırak denmez demiştik. Denize bağlantısı olmayan karalar müstakilen isim alamazlar. Bağlantısız ve bağımsız adlandırılamazlar.

Biz buraları terkettikten sonra, İstikrarsız ve toprağın sahiplerine ait olmayan idareler hep ihtilaller ve askeri darbelerle değişti. Adeta sabah erken kalkan ihtilal yapar hale geldi.

Çünkü malın sahibi yoktu. Toprak sahibini istiyordu. Hükümdar olanda hoyrat davranıyor, zulüm ve istibdat idareleri kuruyordu.

Orta doğu dedikleri yer Küçük Asya’dır.

Asia minor denilen Anadolu toprağının devamıydı. Asi ırmağının amik ovasının, dicle, fıratın akağı, harranın, ceylan pınarının devamıydı.

Hak aramadık sustuk. Musul demedik, kerkük demedik ordaki Türk’ler, Sunniler, Fatemiler demedik sustuk. Petrol kaynaklarımız verilmedi ses çıkarmadık.Şam yönetimi yüzünden memleketim savaş yerine döndü, evlatlarım toprağa düştü, yarım trilyon dolarım gitti, ekonamim o kadar kan kaybetti. Milletim eza, çile çekti. Analarımın yüreğine kan düştü, nice sabi babasız, genç kadınlarımız kocasız kaldılar.

Hafızın oğlu aldığı derslerden sonra bizlere empati yapmak için ülkemize gelmeden 1 hafta önce eşini gönderir, hayır hasenat yaptırır, gazetelere yazdırır, kendi güzel eşinin sağladığı sempatilerin üzerine ülkemize gelirdi. Akıllı enformasyon, piskolojik tarassut… Ama  Buraya Kadar.

Ortadoğu çatırdıyarak tike tike olacak, kim yutacak.

Bu mahallelerin istikrarı ve huzuru için, sükün ve saadeti için Ahmet Yesevi’nin evlatları, Maturidi aklıyla bölgeyi selamete eriştirmeli. Reflex göstermeli, inisiyatif  kullanmalı bunları kendi adına, değerleri adına tarihinden aldığı güçle, coğrafyasının merkezi olduğunu unutmamalı, etrafına da unutturmamalıdır…

Dünya dönüyor, Uzay büyüyor.

Tarih tekerrür ediyor.

Hak sahibini galiba buluyor.

Facebook Twitter Email
Yazar : Yalçın Koçak

Yorum Yazarken;

Doğruluğu şüphe uyandıran bilgilere ait yorumlar insiyatif kapsamında yayınlanmayacaktır.

Yorum yazın

Yorum yazarken şu HTML kodlarını kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bir Dünya Gücü Türkiye Rüyası