AnasayfaEğitim › GENÇLİĞİMİZ

GENÇLİĞİMİZ

           

 

            Çocuklarımızı okutuyoruz. Onlar bizim istikbalimiz. Yurt, lojman, okul parası, servis ücreti, iaşe, maişet harcadığımız bir servet.

 

            Çocuklarımızı öğrensinler diye mi okutuyoruz?

            Ellerinde kuru bir diploma olsun diye mi okutuyoruz?

 

            Bu çocuklar ne öğreniyor, okullar hangi kültüre, hangi geleceğe adam yetiştiriyor. Öğretiler bana, bize mi ait! Yoksa evlatlar benim, bizim hars ve kültürümüze yabancılaştırılıyor mu? Arkasını arayan sorgulayan var mı?

 

            Kuşaklar arası dil bağı, kültür bağı, idrak her geçen gün daha da açılıyor.

 

            Adıl; nedir (cümlede isimlerin yerine kullanılan), ben nasıl okudum zamir, babam amcam okudu mazruf. İşte üç kuşak işte kopukluk ve işte felaketin habercisi.

 

            Ben haminnem, ninem, büyükannemin kucağında onun öğretileriyle, ninnileriyle, parmaklarının lezzetiyle büyüdüm. Evin temeli, vatanın diyeti olduğumu ondan öğrendim. Dedem nur içinde yatsın, ezan okunan minarenin şerefesini gösterip daha 7 yaşındayken, Yalçın bak oğlum bir gün seni bu şerefeden, şerefli bir ölüme çağıracaklar. Vatanın sana ihtiyacı olduğu o günde sakın karınla dahi helalleşme, al silahını git, yoksa eşin ağlar, yalvarır seni kandırır diye öğütlemişti. Kendisi 12 yaşında imparatorluk eratı olarak başlayıp 28 yaşında Cumhuriyet neferi olarak döndüğü Kurtuluş Savaşı’nın neferi Gazi kahramanı büyük ATAM…

 

            İşte bizler haminne, dede öğretileriyle yetişenler çağrılacağımız günü bekleye duralım.

 

            Kapısındaki tabelalarda T.C.-M.E. B. bilmem ne anaokullarından yetişen vicdani red’ciler işte öğretiler, sorgulanmazsa bunlardı öğretilenler.

 

            Allah korkusu; Yanlış kurgu.

            Vatan sevgisi; Yanlış bulgu.

            Atatürkçülük; icat edenler savunamıyor.

            Tarih; yanlı ve yanlış ecnebiler yazmış.

            Coğrafya; avuç ayası kadar.

            Matematik; nizani.

            İngilizce; it is a hımm neydi o, neydi o?

            Kim bütün bunların sorumlusu?

 

            Eğitim…

 

            Genç kızlarımız master, doktora, doçentlik, akademik hatunluk peşinde. Evlilikten korkuyorlar, kaçıyorlar. Psikolojileri, panikleri, korkuları var. Yerden göğe haklılar.

 

            Daha kız görmeye giderken, tek elin nesi var iki elin sesi var teranesiyle kızımızın da maaşı ne kadar nakaratıyla çıkılan yolda hüsrana uğrayanlar, ayan beyan ortada. Boşanma davaları tavan yapmış ülkemizde yok mu ilgilisi kim dur diyecek. Aile kurumu bakanı ne yapar! Evlilik yaş ortalamamız yükseliyor, çocuk sayılarımız azalıyor. Başbakanımız yırtınıyor. Bu sözlerin altını doldurmak lazım.

 

            Er kişiler; er kişi gibi yetiştirilmeli! Ailenin sorumluluğunu alacak idrakte tahkim edilmeli, toplumda kadına da elbette iş verilmelidir amma, evli olanlar tercih edilmelidir.

 

            İşte küçük bir siyaset,

            İşte bir yöntem,

            Fikir parası da istemem…

 

           

Facebook Twitter Email
Yazar : Yalçın Koçak

Yorum Yazarken;

Doğruluğu şüphe uyandıran bilgilere ait yorumlar insiyatif kapsamında yayınlanmayacaktır.

Yorum yazın

Yorum yazarken şu HTML kodlarını kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bir Dünya Gücü Türkiye Rüyası