AnasayfaSiyaset › GES doğrusu

GES doğrusu

Eloğlu malını satmak, kendi halkını rahat ve müreffeh yaşatmak için okullar kurar, üniversiteler açar, ordular kurar, paktlar, federasyon, konfederasyon, birlikler kurar, akreditasyon kuruluşları kurar, ticaret alanı der, eğitim alanı der, Lisans der, sertifikasyon süreçleri çıkarır. Bunların hepsi eski doktrinsel deyimlerin devamlılığıdır. Hani bütün yollar Moskova’ya çıkar, bütün yollar Paris’ten geçer, her tren Berlin’de durur, her otoban Roma’ya gibi.
Ticaretinizi benim para birimim üzerinden yapın, Alış verişlerinizi kredi kartıyla yapın, ben de komisyonumu alayım zihniyeti, Benim param kıymetli tasarruflarınızı da benim paramla yapın, dövize yatırın dolmaları ile sömürü devam ediyor. Paydaşları ve yandaşları her ülkede olduğu gibi bizde de ziyadesi ile var, ülkelerin hükümetlerine size de ticareti kontrol altına alma, vergi gelirlerinizi arttırma imkanı sunuyoruz derler. ne güzel paylaşma değil mi?

İşin görünmeyen tarafı; kim nerede, takibi kolay, ne kadar harcıyor, nelere harcıyor, sapıklıkları var mı, zevk ve renk seçimi neler, daha neler sır bilgilerin, bilgelerin eline transfer ediliyor olması, kaynayan kazanda ki kurbağa misali, uyanıkken soyuluyor, parya ediliyoruz.
Ülkemde GES komutanlığı denilen bütün ağların sinir merkezi belki kurulalı beri ilk defa milli ellere geçti. Belki Milli eller olması gereken yerde ilk defa milli bir beyin tarafından yönetilmeye başlandı.
Açın GES komutanlığı sayfasını NSA denilen dünya kapı dinleme, görevimiz tehlike örgütünün başkanının ziyaretine, fotoğrafına bakın esas duruşta bir albay ve sarı kafa bir Amerikalı. Fotoğraf ağırınıza gitti mi? Onlar zaten uzun zamandır buradaydılar, gelmeleri hataydı, getirilmeleri ise milli facia. Ondan sonra siyasette, kasetler ve belden aşağı vurmalar başladı hem CHP’ye hem MHP’ye uyanalım artık. Dinlemeler, merkezleme hataları, hedefini vuramayan (aslında hatalı koordinat verileri girilen) fırtına obüslerimiz, daha ne marifetler satırlarca sayfalarca yazılabilir.
Türkiye bu badireleri hızlı bir şekilde zayiatsız geçmeli şahsiyetli, vakarlı, şerefli bir duruş sergilemeli.
İçeride halkın kavgaya, ya da yanlı gladyatörlere tahammülü yok anlaşılmadı mı? Gladio’nun oyunları buraya kadar. Etrafta dostta, çok düşman da çok. Kimi mert, kimi namert.
Kullanıldılar, ayıldılar, ayıklandılar. Nato’ya evet de, memurlarıyla buraya kadar, bu da bir tavırdır. Dış dinamik bulamayan Türkiye, içeride üretilen suni dinamit ve gündemlerle patinaj yaptırılıyor, oyalanıyor, AB havucu ile avutuluyor, gümrük birliği mavrası ile soyuluyor.
Türkiye’de çok Jet’lenen olmuş (güncel haberler) rahmetli Özal’a ilk uçakları aldığımızda, bir devlet büyüğümüz- Kaçıyorlar, kaçacaklar onun için uçaklar aldılar diye kıyamet koparmıştı.
Şimdi bizde çarklarına su taşınmayanların, seyrü sefain anlaşmalarının torunlarının kaçma hazırlığında olduğunu mu yazalım. Son değil ama bu gündemde galiba sonuncu feryatları dinleyelim.

Facebook Twitter Email
Yazar : Yalçın Koçak

Yorum Yazarken;

Doğruluğu şüphe uyandıran bilgilere ait yorumlar insiyatif kapsamında yayınlanmayacaktır.

Yorum yazın

Yorum yazarken şu HTML kodlarını kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bir Dünya Gücü Türkiye Rüyası