AnasayfaMeselelerimizHatay Meselesi › HATAY MESELESİNDEN DERS

HATAY MESELESİNDEN DERS

22 Ocak 2010

Gazi Mustafa Kemal’in Hatay’ın ilhakı bir dantel hassasiyetiyle işlediği politika sayesinde başarılmıştır. Rahmetli Tayfur Sökmen’i tanıma ve yakın olma şerefim olmuştu. İstanbul’da üniversite yıllarımda Murat Ağabeyin babası, Arkadaşım Mustafa Sökmen’in dedesi Tayfur Bey ( Hatay Cumhurbaşkanı ve Antalya Eski Milletvekilimiz) halk tabiriyle çok babacan, Ağa gibi ağa, Abide bir adamdı.

Fransızların Hatay’ı terki esnasında plebisit (Referandum) yapılacaktırBu aşamada Fransızların ve Suriyelilerin hatta İngilizlerin de oyunları sahneye konur.

Yayılan dedikodu gazi çok hastadır, ölüm döşeğindedir. Ayrıca Ankara da Hatay’ı istememektedir. Bu kötü propoganda dere, tepe, dağ bayır,köy,köy yayılır.

Tayfur Bey Dolmabahçe’de hakikaten Fransız doktorların kesinlikle seyahat edemez dediği, sirozdan acılar içinde kıvrandığı bir dönemdedir. “Hatay’da Fransızlar varken, Ata’nın da doktorunun Fransız olması düşündürücüdür.”

Ama o gaza Adam Amerikalı McArtur’a dediği sözün arkasındadır: “Allah nasip eder, ömrüm vefa ederse Musul, Kerkük, Kıbrıs ve adaları geri alacağım. Selanik de dâhil, Batı Trakya’yı Türkiye hudutları içine katacağım” . Ankara’ya çok ağır bir telgraf çeker Hatay’ın ilhak’ı halinde kabul göreceğine dair bir karar çıkartmazsanız Devlet ve Meclis reisliğinden, Milletvekilliğinden istifa edeceğim. Hatay’a geçeceğim ve Plebisit için kapı kapı çalışacağım.

Nitekim; hiç durmaz Beyaz treni hazırlatır Adana’ya yola çıkar, Adana, Mersin ve Dörtyol’a gelir Hataylılar Pazar için Dörtyol pazarına geldiklerinde Ata’larını görürler. Gazete bastırır,dağıttırır.

Pazarda, Esnaf kendisine gölgelik bir kerevet hazırlar ve divanın altına da arkadan buz kalıpları atarlar, Ata’mız rahat etsin diye, Hatay’ın ileri gelenleri de gelir, haber Antakya’da daha o gece yayılır Türk’ü, Arap’ı, Nasturisi, Sünni’si, Alevi’si hep birlikte sevinirler, Bayram ederler.

Musul konusunda, İnönü’ye ve ondan da Ecevit’e kulaktan devam eden Vasiyet 1283’lerin akıl hedefi olmalıdır.

Hatay’ın ilhakından Cumhuriyet Entelijansı kendisine çıkarımda bulunmalıdır.

Hatay, Kıbrıs, Musul Hakkım derken, bunları söylüyoruz. Ama bugün, ama yarın, ama mutlaka…

Yalçın KOÇAK

 

Menderes’in Gestapo’su

KOLBAŞLARI buraya gelsin”.

 

Emir büyük yerden, Mustafa Kemal’den.
Yıl 1937. Doktorlar seyahatine izin vermiyor, o yine de Adana’ya gidiyor. Trenden iniyor, yanına sadece doktorunu alarak, Adana’nın bir dış mahallesinde bir adres veriyor.
Araba, batakhane gibi, mezbelelik, dışardan leş gibi kokan, köhne bir binanın önünde duruyor. Mustafa Kemal içeri giriyor. İçerisi ilk bakışta ayyaş, berduş, süzme serserilerle dolu.
Salonda Mustafa Kemal kolbaşlarını çağırınca, o ayyaş, berduş takımından birileri bir anda çakı gibi sıralanıyor. Mustafa Kemal görevlerini sorunca, onlar sırayla:


“Sabotaj yaparım, adam kaçırırım, yol keserim, banka soyarım…”
Bugün pek çok soru işaretleriyle birlikte, saatlerce aranan Seferberlik Tetkik Kurulu’nun temelini Atatürk atıyor. Fransız Ordusuna karşı Hatay için oluşturulan yeraltı örgütü.
Adana’da Atatürk’ün ziyaret ettiği yer.

50’LERDE KIBRIS
Seferberlik Tetkik Kurulu ya da Özel Harp Dairesi üzerine Prof. Dr. Ümit Özdağ yakında kitap olarak yayınlanacak bir çalışma yapıyor. Özdağ dün sohbetimiz sırasında geçmişe dönük çarpıcı bilgiler aktarıyor.


Seferberlik Tetkik Kurulu Adnan Menderes’in emri ile kuruluyor.
Menderes, Hatay örneğinden yola çıkarak, STK’yı Kıbrıs için kuruyor. Kıbrıs’ta, Rumlara karşı savaşan mücahitler STK’nın eğitiminden geçiyor. Yurt dışında çeşitli görevler üstlenen STK’lılar savaşçı yetiştiriyor, ama kendileri de savaşçı. Öyle bir eğitim ki:
24 saat sürekli yürüyorlar. İki saatlik dinlenme içinde yattıkları uykudan aniden uyandırılınca, sorulan soruya verecekleri yanıt, ana dili dışında, kendilerine önceden söylenen dil ile. Yoksa, verilen ceza çok fena.
27 Mayısçılar STK’yı 28 Mayıs sabahı öğreniyor. Emirlerine giren bir yarbay sayesinde. STK’ya da “Menderes’in Gestaposu” adını veriyorlar.

ABD BİLİYOR
Menderes STK’yı NATO konsepti içinde kuruyor, Amerika bunu biliyor. STK 1967’de Özel Harp Dairesi adını alıyor. Ancak STK, Özel Harp Dairesi içinde varlığını koruyor.


1974’te Türkiye Kıbrıs’a çıkınca, Amerika buraya yardımı kesiyor. Onlar da Başbakan Ecevit’e gelerek, yardım istiyor. Ecevit STK’yı ve Özel Harp Dairesini öyle öğreniyor. Oysa, Kıbrıs’a çıkanlar arasında onlar var.
1970’ler ve 80’lerde orası kontrgerilla olarak anılıyor. Türkiye içinde ve dışında istihbarat çalışması daha ağırlıklı.
90’larda Özel Harp Dairesi daha çok PKK’ya karşı mücadele için. Amerikan Delta Force örnek alınıyor.
Bugün aranan yer, askerin bu özel arşivi. Bu kısa özetten anlaşılacağı gibi, yüzlerce devlet sırrı içeren bir yer.

Yeni bir yapılanma mı

SEFERBERLİK Tetkik Kurulu tarihinde ilk kez aranıyor. Bir yargıç tarafından.


Türkiye bir hukuk devleti ise, arama da hukuk çerçevesinde.
Ama, sorular var.
STK bugüne kadar neden hiç aranmıyor? Yıllar boyu tartışmaların odağında olduğu halde, buna neden hiç gerek duyulmuyor?

Ve neden şimdi?
Sadece Bülent Arınç’a suikast iddiasına adı karışan iki subayın orada çalışması nedeniyle mi? Bin türlü eğitimden geçen STK üyeleri, bir suikaste kalkışırlarsa, ortada belge vs. bırakır mı? Yoksa, arama başka amaçlar mı içeriyor?


Örneğin, NATO çerçevesinde yeni bir ordu yapılanmasına mı gidiliyor?
Ya da çok farklı bir şey mi? O kadar çok soru var ki, bunların resmen açıklanması şart. Yoksa, her vatandaşın kafasında onlarca spekülasyon kol geziyor.

Hepsi de, hepimizi rahatsız eden türde.

 


Demokrasi çerçevesinde soru-cevap hakkımız saklı kalmak üzere.

 

Yalçın DOĞAN

29 Aralık 2009

Facebook Twitter Email
Yazar : Yalçın Koçak

Yorum Yazarken;

Doğruluğu şüphe uyandıran bilgilere ait yorumlar insiyatif kapsamında yayınlanmayacaktır.

1 Yorum.[Yorum yazın]

  1. Vedat aydın

    Yazılarınızı herzaman takip ediyorum, tarafsız yorumlarınız için sizi tebrik ederim.

Yorum yazın

Yorum yazarken şu HTML kodlarını kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bir Dünya Gücü Türkiye Rüyası