AnasayfaSiyaset › İÇTİMA

İÇTİMA

            Bugün pazartesi, Silivri karnaval bölüğü 102 mevcudu ile sabah içtiması yapacak ve balyoz oratoryosu başlayacak. Yeni bir nota yok, yeni bir hikâye yok. Öyleyse bu naylon gündem niye?

            Gün gelecek tarih bu hakimlerin de kimler tarafından, nasıl kullanıldığını yazacak. Tıpkı tutuklattıklarını kullananlar gibi…

            Kürsüde ağlamaklar, Hamasi söylemler tüm bu demagojiler niye?

            Silivri’de iki kişi kahrından öldü Sayın Başbakan dört tutuklu ebeveynlerinin cenazesine gidemedi Sayın Erdoğan. Kötü replik koydular önüne danışmanların. Sonuca giden yolda mazlum yaratmamalıydın.

            Küfür kıyamete kadardır, ama zulüm asla…

             Yoruldunuz Sayın Başbakan işiniz kolay değil, çok kullanıldınız ve yoruldunuz makamın kaderi bu Özal’da yorgun öldü rahmetli.

            Merkez etrafını yoramıyorsa, etraf her zaman merkezi yorar.

            Kural bu oyunu etrafa dağıtma zamanıdır.

            Etraf dağınık olmalı, merkez toparlanmalı.

 

            Bugünlere nerelerden geldik?

 

            1960’larda Osmanlıdan gelen milli Türk Talebe Birliğimiz vardı. Rahmetli Demokrat Partili bakan Tevfik İleri’den itibaren Pantürksel Turani bir çizgiydi politikası.

            Yüksel Çengel Başkan’la gençliğimizi milliyetçiler ve solcular diye birinci kesitte ayırdılar, böldüler.

            Solculara TMTF “Türkiye Milli Talebe Federasyonu’nu” kurdurttular. Fakat onlarda millici idi, milliyetçiydi. Farkındalık yaratılmalıydı. Atatürk milliyetçiliği, ulusalcılık gibi kadük kavramlar üretildi. O cenah bu kavram karmaşasıyla paramparça edildi. Aynı yıllarda ODTÜ kurdurulmuştu. Türkiye’de kontrollü bir sol hareket temin etmek için; ancak Anadolu analarının sütü bu satılmışlığa izin vermedi hiçbir zaman.

            Diğer taraf ya da bizim mahalle Rasim Cinisli’nin başkanlığı dahil gelenekçi, çizgiyi devam ettirdi. MTTB’den ayrılan karşı hareket için hep bizim çocuklar tabiri kullanıldı. Hatta elinde bıçak olan karşı görüşe karşı, “elindeki bıçak sahibine zarar vermemesi için alınmalıdır tezi işlendi”. İsmail Kahramanlı dönemle MTTB içinde de ülkücü, akıncı ayrılığı başlatılmıştı ve soldaki devgenç, devyol, devsol bölünmeleriyle yeşil kuşak teoremi tamamlanmış, Türk gençliği iç enerjisini birbiriyle kavga ettirilerek boşalttırılmış, nötrlendirilmiş oluyordu.

            Pantürkizm bitmişti. Turan artık gerçekleşmeyecek bir hayaldi.

            Çünkü bunları yapacak, yaşatacak gençlik paramparça edilmişti.

            1980 sonrası proje şen-genç devreye alındı: Marka tutkunu, müzik ve tabiat gezgini sormayan, sorgulamayan bir Fiesta gençliği dizayn edildi.

            Şimdi gençliğin lideri yok. Bugünü yönetecek eski gençlik liderleri ya toprağın altında, ya dünyanın uzak bir köşesinde sürgünde, ya da dolarize edilmiş maaşlarıyla bir köşede inzivada.

            Yarın için, YETER diyecek genç evlatlarımızı bulup yetiştirmeliyiz.

            Ben, banka soydurularak suçlu duruma düşürülüp katledilen o milli solcu arkadaşlarıma da rahmet okuyorum bugün.

            Dün Go Home diyenler bugün Wellcome’cı oldu.

            İşte biz yeşil kuşakta bir kez kullanılanlar, ikinci kez kullanılmadık. İtiraz ettik, maçı tribünden izliyoruz.

 

            İkinci kez kullanılmayız diyenler sahada, kullanılıp kullanılmadıklarına vicdanları karar verecek.

            Tabi kalplerinde hala ak bir köşe kalmışsa…

 

            [email protected]

            26.07.2010

 

            (Dr. Sadık Ahmet’i rahmetle anıyoruz. O bir Balkan Mücahidi idi. Makamı yüksek ola…)

Facebook Twitter Email
Yazar : Yalçın Koçak

Yorum Yazarken;

Doğruluğu şüphe uyandıran bilgilere ait yorumlar insiyatif kapsamında yayınlanmayacaktır.

Yorum yazın

Yorum yazarken şu HTML kodlarını kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bir Dünya Gücü Türkiye Rüyası