AnasayfaSiyaset › KOALİSYON

KOALİSYON

“Dimyata pirince giderken evdeki Bulgurdan olmak”

Diploma vermekten başka işi olmayan üniversiteleri kapatsak ve şu bilinen beş bin yıllık Anadolu tarihimizde Büyük Asya steplerinden beri getirdiğimiz deyiş, derleme ve koçaklamaları çocuklarımıza “ müsaade etseler de” öğretsek, eğitim açısından çok daha verimli bir iş ve proje üretmiş oluyoruz.

Bu söz çok şeyi ifade ediyor. Aksakallıların deyişlerini yabana atmayalım, yaşayalım, yaşatalım.

Koalisyon farklı devletlerin, ortak bir düşmana karşı oluşturduğu güç ise, hükümet işlerinde bunun doğru yanı neresi; ortak düşman kim, yabancı devletlerin Türkiye Acentaları kimler, partiler mi? Akla aykırı sorular geliyor.

Önce doğruları sıralayalım.

Etrafımız dost olmayan mavi kuvvetlerle çevrili, içeride cerahati azdırılmış azınlık yapılmış kemiyetler.

İnşaat ve rantiyesine dayalı bir ekonomik model.

Döviz, Faiz, Borsa triosunun selektif ekonomisi.

Hala milli kişileri oturtamadığımız ekonominin yönetim koltukları.

Senatosu olmayan 12 Eylül Parlamentosu.

25 yıldır tartıştığımız Devlet Başkanlığı rejimi; Karşı olanlar niye karşı ? Kendine sunulsa o koltuk, karşımıdır, hayır.

Demek ki, mesele başka…

Dedelerimizin , Ninelerimizin emekleriyle, reylerini alan CHP niye torunlarının reyini alamıyor. Bence bir doktora tezi hazırlatılmalı, belki birkaç tane.

Bu seçimde, bu seçmen ne söyledi, ima etmek istediği ne idi, gruplar ne anladılar, anlatsalar da bilsek, kim ne kadar dersini çalıştı.

”İnsanlar bir birini anladığı kadar sevebilir.”

Biz ANAP olarak sosyal demokratları sevmeseydik dört eğilimi bir araya getiremezdik. Onları anlamasaydık sosyal konutta TOKİ yi kuramazdık. AKP’de anlamış ki CHP’nin tercihli yolunu ihya etti, metrobüs hattı dedi, milyon insan taşıyor.

AKP’de bir nevi iç koalisyon idi. Tayyip bey sinirleri sağlamken bu dengeyi gayet güzel muhafaza ederek partisini iktidarda tutmayı da başarmıştı.

Yılların yılgınlığı ve yorgunluğu ve tabi siyasette yüz eskimesi ve söylenecek yeni şeylerin bulunamaması etken faktörler olabilir, birde dünyada örneği çok; genel Başkanını Cumhurbaşkanı gibi bir makama seçen parti zaten 4-5 puan illaki düşüyor, örnekleri çok. Biz Özal’ı seçerken kırmızı kimliklerin, mavi olacağını biliyorduk. Yenilenmeyen fikirlerle giden siyasetçi, yenilmeye namzettir.

Halkın MHP’yi anlaması mümkün değil. 3 de diyor 5 de. Koalisyonu önce red ediyor, sonra bende varım diyor. Seçimlerde ne söyledi aklımızda ne kaldı. İnsanları Kürt partisi, Türk partisi sarmalına sokmak küçük Asya’ya huzur ve mutluluk getirir mi?

Beş seçim evvel Meclis dışı kaldığında parti başkanlığını bırakacağını söyleyen başkanı maşallah çivi çakmış koltuğa halan kalkmaya niyeti yok. Yeter basmakalıp Milliyetçilik söylemleri ile gençliğin heder edilmesi, Türklüğün akıl yolunun tersine döndürülmesi. Müteveffa (öldürülen) Rahmetli Dündar TAŞER’in koyduğu bütün Milli argümanların ve doktrinlerin teker, teker felsefelerinin ortadan kaldırılması ile geriye kalan demokratik Milliyetçilik eh Demirtaş’da onu yapıyor zaten.

Bu yazı rahmetli DEMİREL’in tabiri ile Türkiye’yi idare edenlere değil, yönetenlere.

Çekin artık elinizi, ya da millet pişirecek ensenizi.

Facebook Twitter Email
Yazar : Yalçın Koçak

Yorum Yazarken;

Doğruluğu şüphe uyandıran bilgilere ait yorumlar insiyatif kapsamında yayınlanmayacaktır.

Yorum yazın

Yorum yazarken şu HTML kodlarını kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bir Dünya Gücü Türkiye Rüyası