AnasayfaDemokrat Parti (1946) › ÖZÜRLÜ DEMOKRATLAR

ÖZÜRLÜ DEMOKRATLAR

             

            Yapılacak çok iş var etrafta çevre ülkelerde 100 yıl uyanışları yaşanıyor. Ulus devlet mavrasıyla kandırılanlar o büyük aidiyet ve asaletlerini arıyor. Globalizm ulus devletleri hasım seçerken yanlış yaptığını çok geçte olsa anladı.

 

            Türk ve İslam özdeşiğinin yaşadığı Anadolu ve Balkan coğrafyası dışında suni uluslaştırılan kabile ve bedeviler uykudan bir bir uyanmaktalar, İngilizin oyunları kurguları ayna gibi ortaya çıkmaktadır.

          Ya İngiliz Amerikan kuklaları haline gelen eski emanetçilerini bölgede tasviye etmeye başlamışsa?

Asalatmaap; Amerikan dümen suyunda egzoz koklamaktan bıktıysa?

 Ya da Soros’un turuncu, mor, eflatun devrimleri vari kara, siyah Arap devrim ve devrimleri başlamışsa?

 Çevresine kayıtsız Anadolu Medeniyetlerinin hepsi tarih sahnesinden silindiler yok oldular, unutuldular.

 Bu çevre benim mahallem; minare benim, ezan benim, fes benim, kabristanlarda yatan yüzbinlerce şehit benim…

Lokal, küçük, bencil düşünemeyiz, düşünmemeliyiz. Düşünür de davranırsak bizi de yok edecekler oralarda her türlü argümanla müessir güç olmalıyız. Bu argüman ne ise o…

 İç politikada AKP’yi ve başbakanı rahatlatmakta varsa da, bu O’nun içinde o dahi yapılmalı. Kül yutulmamalı.1991 Irak’a girmemize mani olanlar analarımızı ağlattılar, evlatlarımızı toprağa koydular,bizi borç sarmalına terör bataklığına gark ettiler.

 Tarih; Asya Türk Devletlerinden sonra bir büyük fırsatı daha halı gibi önümüze seriyorsa yüz yılda bir oluşan, bu fırsatı haneye yazdırmalıyız. Akıl sahipleri, kalem sahipleri bırakın dubleleri, bırakın nafileleri gelin ortak akıl üretelim, ortak havuzda tarihi hata ve yalanları depreştirelim. Bizler hatalarımızı yazsak, günahlarımıza yazıyla tövbe etsek ülkemiz adına çok daha hayırlı işler yapmış oluruz.

  Kendimden başlayacağım; bu yıl 2011…1911’de Türk’ün ve de Türklüğün Balkanlardan sökülüp atılmasının yüzüncü senei devriyesi. Bir tarih trajedisi olan Batı Trakya Türk Cumhuriyetini okumuş, okutulmuş olsaydım. Oraların Türk yurdu olduğu aklıma işlenmiş olsaydı, Balkanize edilmiş Balkan politikamızın zafiyetleri öğretilmiş olsaydı. O gün ki dış işleri bakanı ve diplomasi konuyu iğdiş etmeyip, doğru sayıyı verebilseydi, fotoğrafın gerisini görmemizi sağlasaydı, Atatürk’ün İsmet Paşa’ya Lozan’a giderken İsmet ne yap, ne et Rumeli’de Türklüğü böldürtme ısrarının altındaki jeopolitik ve teosiyaseti anlayabilmiş olsaydım,  1989 göçü sırasında Jivkov’un ajanlarınca içlerine sızılmış derneklerin başkanlarının sözlerine kulak tıkatır olmazsa sonuna kadar açtığımız kapıya kendimi zincirle bağlar, kapıya yığılanların öbür tarafta ya da bu tarafta emniyet, iase ve ihtiyaçlarını yani ibate’lerini sağlar iki ay sonraki demokrasi de ve seçimde sözde değil özde bir Türk partisi iktidarını sağlayabilirdim. Evet işte bu kadar önemli bir günde merhamet ve iyi niyetimizin suistimali ile kaybedilen Balkan politikası ve arenası…

 

            Malım, mülküm, param, aklım, kalemim hala bu günahımın kefaretini ödemekle mükelleftir. Balkan Türklüğü ve ezanların sahibi beni affetsin…

Peki dil bilip de onları dost edinenler,

 Süpürgeciler, faraşçılar, çanakçılar, mandacılar

Hasan Cemal kadar onurlu olabilecekler mi?

 Göreceğiz…

 

           

Facebook Twitter Email
Yazar : Yalçın Koçak

Yorum Yazarken;

Doğruluğu şüphe uyandıran bilgilere ait yorumlar insiyatif kapsamında yayınlanmayacaktır.

Yorum yazın

Yorum yazarken şu HTML kodlarını kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bir Dünya Gücü Türkiye Rüyası