AnasayfaEğitim › SAĞLIĞIN EĞİTİMİ…

SAĞLIĞIN EĞİTİMİ…

Yaşadığımız asır da Afrika hariç, dünyanın büyük bir bölümünü hem de refah düzeyi yüksek devletleri önüne katmış kovalayan büyük problem bizde de; gece karanlığında kendisini göstermeyen ama soğuğu hissedilen buz dağı gibi önümüzde duruyor.

Fakir yaşlılık ve yaşlılarımızın sağlık problemleri…

Ankara, Ankara; her işi ben yapacağım, her şeyi ben bileceğim diye, diye merkeziyetçiliğin getirdiği ağır iş yükü ve sorumluluk ile bürokrasi denilen, demokrasi hasmı,  hatta düşmanı oligarşinin ta kendisi kölenin, efendisini idare ettiği ifsat rejimi.

Eskiyene, uyanana kadar; siyasal sistemi kullanır, 1923 den beri onlar iktidarın elde var biridir, sabitidir, hep yerindesidir.

Siyasetçiler; değişen çarpan, partiler ise dolmuş taksi, modeli eskiyen eskiyince ıskartaya çekilen, direnen direnince parçalanan değişkendirler, ama bürokratik sulta her daim iktidardadır.

O koltuğunda sallar başını alır maaşını. Baş koltukta kalmak için güce her zaman baş üstü diyecektir. Baş üstü denecek İsa’mıdır, Musa’mıdır onun için fark etmez. Mevzii ve koltuğu korudu mu yakın hedefte başarmıştır, orta vadeli ve uzun vadeli işleri zaten birileri onların adına düşünüyordur, onlar Bakanlarını da imza kartonlarıyla boğarlar, tayin terfi ile yorarlar. Mangır, baldır,  hatır açığını illaki bulurlar. Yarını kendileri düşünmediği gibi, düşündürtmezler de, düşünene de mani olurlar.

Muhterem YÖK, kendi kanun tasarılarını yapamayan 21 cüppeli bana doktor lazım, ara sağlık personeli lazım diye feryat eden yeni sağlık Bakanımıza ”biz kendi kendimize yeterliyiz demeye getiren” bir sağlık komisyonu raporu sunuyor.

Onun için mi biz dünyanın en pahallı benzininden önce en pahallı ve meslek edindirmeyen eğitimini vergilerimizle fonluyoruz, sağlık hizmetlerinde de maliyet bazında ucuz olduğumuz söylenemez SGK sübvansiyonları olmasa hastaların hali perişan.

Esas tehlike yeni başlıyor nüfusumuz 90 milyona kadar bu hızda gidecek, daha da hızlı gitmeli peki bu geleceğin sağlık problemi yaşlılık hem de fakir yaşlılık Ankara’nın hangi adresin de, kaçıncı katta, hangi koridorda, hangi odanın, makamın sorumluluğundadır.

Gittikçe artan sayıda 100 bin ara sağlık personeli açığımız var. Makas her geçen gün açılıyor.

Kırım ebedi Vatan niye, niçin oraların Tıp fakülteleri düşünülmez çocuklarımız oralarda okutulmaz, da Kırımda ki insanlarımızda eğitilerek bu problemin çözümünde kullanılmaz. Mani olan nedir, Mevzuat mı Zihniyet mi değiştirirsin.

Akmescit Tıp fakültesinde 2 bin Pakistanlı öğrenci okuyor, utandım.

Sigorta sistemlerini yeniden düşünüp inşa etmek gerekecek, evladın yerine sigortayı koyan çağdaş zihniyet, şimdi kendi ürettiği problemi çözemiyor.

Terk edilmiş ama gayet güzel bakılan bebekler dokunulmamak hastalığı diye tanımlanan bir hastalıktan ölüyor özü ilgi ve sevgisizlik den.

Peki her biri birer bebek sayılan bedenen, fikren, ruhen bir bebekten farksız olan geçmişsimiz, Analarımız, Babalarımız, Ulularımız hem de fakir bir yaşlılıkla bizi bekleyen yarınlar.

Bugün onlaraysa, yarın hem de daha kötüsüyle bizlere…

Hastanelerin geriatri( yaşlı hasta) bölümleri yeniden planlanmalı. Ev bakıcılığı belki hükümetçe kapatılması istenilen dershanelere yeni bir iş ve misyon yüklenerek çözülmeli. Bu gün ABD’nin yazılı olmayan en büyük derdi budur. Meksika’dan, Uzak doğudan evde hasta bakıcı (home-care) ithal ederek, açığını kapatmaya çalışmaktaysa da pek de başarılı olduğu söylenemez.

Son söz; hukuk ve sağlık yani demokrasi varlığımızı ve sağlıklı yaşlılığımızı planlamayı YÖK e bırakmışız yani ünvan komplekslilerine, o da komisyona, bir yerde komisyon kurulmuşsa, komisyonculukta illa ki olacaktır!.

Bizden söylemesi.

Facebook Twitter Email
Yazar : Yalçın Koçak

Yorum Yazarken;

Doğruluğu şüphe uyandıran bilgilere ait yorumlar insiyatif kapsamında yayınlanmayacaktır.

Yorum yazın

Yorum yazarken şu HTML kodlarını kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bir Dünya Gücü Türkiye Rüyası