AnasayfaEğitim › SAĞLIK

SAĞLIK

Neslin bekası ve nefsin bekası( Varlığı- hayatiyettir) kimdir bunu bir su nutfesine öğreten, bildiren. Daha doğmadan, hayatın kutsallığını, devamlılığını bir cenin nasıl biliyor?

Hayat: dünyanın en steril ortamında, en mükemmel çevre sağlığının temin edildiği ana karnında başlıyor. İbret ki ne ibret!

Önce sağlık, güvenlik, emniyet, beğenilmek, istikbal vs. davranış biliminin öncelikler sıralaması böyle devam ediyor. Geçen yarım asırlık ömrümde bir Müslüman ve Anadolu’nun sahibi Türk olarak farkındalık yarattığımız en önemli konunun Taharete verdiğimiz önem ve Vatan sevgisi ile Allah Korkusu kavram farkındalıklarımızın bizi diğer kavramlardan ayırdığını gördüm.

Biz Anadolu Müslümanlar Rabbimizi Severiz. Onun sevgisini kaybetmekten korkarız. Allah korkumuz bu özün üzerine bina edilmiştir. Kuran’a saygımız, edebimiz kıyas götürmez diğer milletlerle…

Yurt yaşanılacak yerdir lugatımızda. Vatansa uğruna ölümün göze alındığı kutsal bir mabettir idrakimizde.

Taharet konusunda yani temizlikte daha asırlar alır. Biz hadesten taharet (beden temizliği) ve necasetten taharet (çevre temizliği) olmazsa olmazlarıyla yetiştirildik. İtikat olarak Türk bir imama Maturidi Rahmetullah’a müntesip bir inanç mezhebinden geliyoruz. Yani; önce vücudumuzu temiz tutmak, sonra çevremizi pak etmek ve ruh temizliğine önem vermek esaslarımızdır.

Hastalıkların çoğunun artık çevre faktörlerinden olduğunu Dünya Sağlık Teşkilatları yazıyor yayınlıyor.

Çevre sağlığı, ruh sağlığı, akıl sağlığı, beden sağlığı hepsi birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Adeta tespih gibi, adeta kromozom halkaları gibi…

Çevrenizde hiç sanayi ve üretimi jelâtinli ürünler yoksa tüketilmiyorsa inanın birçok hastalık sizden uzaktır. ( Jelâtinli ve Emülgatörlü gıdalar KOŞER( Bizdeki anlamıyla helal) değildir.)

Uzun yıllar öncesinde Süleymaniye kütüphanesinde, “yer altı sularının kesişme noktalarının insan haleti Ruhiyesi üzerindeki İspirtizma etkisi” adlı el yazması bir eser okudum. Dünya piazo elektriği daha yeni keşfetti. İnsan bünyesiyle etkileşimini de herhalde birkaç yüzyıl sonra çözecektir?

Emülgatörler, GDO’lu gıdalar batılıların bitmek tükenmek bilmeyen ihtiraslarıyla kıtalar arası balistik füzeler yerine, kıtalar arası hastalık ihracatı ve çare ilaç satışı ile petrol, silah, ilaç ve hepsinden geçinen finans sektörlerine iş ve aş temini projelerine, dünyayı fevkalade okumayı başaran bir gençlikle karşı durabiliriz. Oyunu bozabilmek için, önce oyunu okuyabilmek kabiliyetine, becerisine ve ilmine ve dahi oyun kurabilecek yetenek, bilgi, maharet ve de fikirlere sahip olmak, mecehhez(techizatlı-donanımlı) olmak gerekiyor.

Batı literatürüyle, müfredatıyla, transkriptleriyle, Slybus’larıyla, Erasmusuyla (Türk düşmanı bir papaz), Sokrates’iyle, Leonardo Davincisiyle, Lizbon ve Bologna süreciyle Avrupa Eğitim alanı dümenleriyle bilgi ile teknolojiyi kendilerine saklayan EUA hologramlı diplomalarıyla bunu dışarıya istemeden vuran zihniyetle göze göz, dişe diş mücadele edebilecek gençlik yetiştirmeliyiz.

Batı’nın titri profesörlerimiz cüppelerini ve sıfatlarını ticari yafta olarak kullanmasınlar. O sıfatları kürsü’de kalmalı. Bir prof dostumuzun benim asıl işim, mesleğim doktorluktur. Profesör sıfatım okulla ve kürsümle ve de talebelerimle sınırlıdır sözü çok yerinde ve manidardır.

Savaşsız yıllarda eğitim ve sağlık bin yıl önce de ilk iki gündemdi. Bugün de öyle. Bununla baş edecek adamlara, o kadroları yetiştiren hocalara batının profesörlere payesi zaten az gelir, zaten dar gelir.

Önemli gördüğüm iki konuda bilgilendirme yapmak istedim. Dertlilere deva olur düşüncesiyle paylaşmak istedim.

Birincisi, kan aldırmak veya eski tabirle hacamat anlamsız, sebepsiz birçok rahatsızlığa çare olduğunu kendimden biliyorum. Sizlerle paylaşmayı istedim.

İkincisi, çağımızın vebası kansere karşı en basit ve etkili ve de ucuz savunma yöntemlerinden birisi. Selçuk Maruflu ‘dan.

Üçüncüsü, her eve girmiş bir beslenme bozukluğu ve stresin sebep olduğu şeker hastalığı için bir Rus reçetesi. Ukraynalı Gagavuz prof. Viladimir UZUNOV’dan.

Dert veren, dermanı da vermiş, şifa olsun.

Güzellik, birlik, beraberlik dolu, her zaman bir öncekinden daha güzel ve mutlu bir Kurban Bayramı diliyorum.

Facebook Twitter Email
Yazar : Yalçın Koçak

Yorum Yazarken;

Doğruluğu şüphe uyandıran bilgilere ait yorumlar insiyatif kapsamında yayınlanmayacaktır.

Yorum yazın

Yorum yazarken şu HTML kodlarını kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bir Dünya Gücü Türkiye Rüyası