AnasayfaMeselelerimizŞark Meselesi › ŞARK MESELESİ

ŞARK MESELESİ

 

Cumhuriyetten iki asır evvelinden girme fitne bu bölgemizin ve tabi ülkemizin can yakan ve acıtan ve de can sıkan problemi olmaya devam ediyor.

Cumhuriyeti kuranlar İmperior vizyona ve eğitime sahip insanlardı. Ellerinde din bağı gibi kuvvetli bir bağlaç vardı. Arnold Toynbee sonraları Türkiye’ye gelip konferanslar verdiğinde Türkiye’nin üst yapı devrimlerini başardığını, esas alt yapı devrimlerinde geri kaldığını ifade etmiştir (Sonraları Sör ünvanını da aldı).

Evet; Kafanın üstündeki fesi değiştirdik ama şapka takmakla içini değiştiremedik, Anadolu topraklarında Rejimi değiştirttik ama toprak reformunu yaptıramadık. Sınıfsız toplum dedik feodaliteye teslim olduk vs. vs. Hem anlatmış hem de yazmış sanki dersin ki devrimlerin manifestosunu o hazırlamış…

Gelelim 2023’e 13 kalaya; Din bağını çektiğinde Ermeni, Rum, Sırp, Bulgar, Makedon’u ayırdılar. Arap’ı etnisiteyle igfâl ettiler ve topraklarımın 5/4’ü gitti. Üniter yapı devlet dini olmaz dedi (Oysa bütün devletlerin dini var milletlerinde imanı var, bir tek Deizm’de yok). Kürt ile Türk’ün de arasına nifak tohumunu ekti.

Günün birinde bu sıkıntıları yaşayacağımızı İsmet İnönü ve Celal Bayar Rahmetliler ayrı ayrı yazdıkları Şark Raporlarıyla vesikalandırmıştı.

Adnan Kahveci de bir Şark Raporu hazırlıyordu, aklımda kaldığı kadarıyla…

1.Üniter yapı tartışılmamalı

2.Silahlar ve Adamlar teslim olmalı

3.Toplum vicdanının kabul edeceği ceza, Reva görülmeli

4.Feodal yapı tasfiye edilmeli

5.Verimlilik ve istihdam esaslı Toprak Reformu yapılmalı

6.Anadil’de eğitim hariç, Talepler net ortaya konulmalı.

 

Çözemeyeceğimiz problem, aşamayacağımız engel yoktur.

Rahmetli Kahveci GAP televizyonunu da bu amaçla kurdu. Hayatiyete geçirtti.

Şark meselesinin çözümü, misak-ı millinin dışındaki garptadır. Balkan’da başlar, Atlantik’te sonlanır.

Gözler görmez mi, akıllar mı tutuldu nedir? Her şey Atatürk Barajı ile başlamadı mı? Önce konsorsiyuma kredi verecek İngiliz sendikasyon bankaları kıvırmadı mı? Kararlılığımız ve işe; yani Güneydoğu Anadolu Projesine başlamamızla terörizm eşzamanlı değil mi?

Kalkınmış, Aydınlanmış, eğitilmiş, işi var, aşı kaynayan adamın dağda ne işi olacaktı.

Hâlâ bitirilemeyen GAP 15-20 milyona zenginlik ve refah katacaktı.

Sorun bizimdir, bizim vatanımızı ve vatandaşımızı ilgilendirmektedir.

Çare asker değildir, çare meclistir, çare hükümettir, çare fikirdir, porje ortaya koymaktır, sosyolojidir.

Ülkemin genç evlatları, anaların kınalı koçları ecel-i kaza ile şehit düşmektedir. Analar ağlamaktadır. Yüreğimiz yanmaktadır. Cahil bırakılmış toplum bilmiyor, bilemiyor, bildirilmiyor. Ecel-i Kaza’nın sadakası vardır. Ömrü uzatır… Sadakayı kim ödeyecek… Elbette bizler, ödemeyenleri zaten her akşam haberlerde izliyoruz.

Eceli Müsemma için Amenna, amma bir tek evladımı terörist kurşununa, mayınına veremem, kıyamam. Altı saate indirilen istihbarat verme ile ancak o karakollara ambulans gider, cenaze arabası gider beyler.

Hesap içinde hesabı olanlar, elin günün maşası olanlar, YETER…

Çocuklarımız üzerinden politika yapmayınız, politikanın yeri siyasi partilerdir, TBMM’dir. Dışındakiler entrikalardır.

Teröristin nefesini dinleyecek teknolojimiz vardır. Öyle ya; youtube’deki konuşmalar, yatak odaları, yemek mahalleri izleniyor, gözleniyor, dinleniyor da sınır güvenliği mi sağlanamıyor.

Milyonlarca para harcanan ihaleler, projeler ne oldu?

Çok daha ucuz, akılla bu işlerin çözümü var.

Ancak önce halis bir niyet…

Tabi bir de milli Samimiyet…

 

Facebook Twitter Email
Yazar : Yalçın Koçak

İlgili Konular:

  • Benzer yazı yok.

Yorum Yazarken;

Doğruluğu şüphe uyandıran bilgilere ait yorumlar insiyatif kapsamında yayınlanmayacaktır.

Yorum yazın

Yorum yazarken şu HTML kodlarını kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bir Dünya Gücü Türkiye Rüyası