AnasayfaMeselelerimizMusul Meselesi › VARSAYALIM!..

VARSAYALIM!..

Bu yıl ABD’nin ilan ettiği, Irak’tan çekilme yılı.

Varsayalım tarihte Irak diye bir devlet ve Iraklı diye bir kavim, bir millet vardı.

Irak diye bir devlet; Eski Türk, Osmanlı coğrafyasından narkozsuz ameliyatla koparılmış, cebren istimlâk edilmiş, sınırları cetvelle çizilmiş, yarını kontrol altında tutulacak, tutana sadakatle bağlı çapullara krallık, beylik, prenslik sıfatlarının verileceği Manda otlaklarından yalnızca birisidir.

Kadim tarihin Mezopotamya’sında Türkler, Kürtler, Araplar, Nasturiler,  Keldaniler, Süryaniler, Ermeniler Osmanlı sancağı altında yüzyıllarca komşu yaşamışken, sözde hürriyet, adalet, müsavat (eşitlik) palavralarıyla kavmiyetçilik sonrasında esarete ve istibdada düştüler.

Şimdi, işgal altındaki ülkelerinde, bizdeki “İngiliz muhipleri” gibi işbirlikçi ABD kuklası “azınlık liderlerinin” idaresinde zulüm çekiyorlar.

Bugün Irakta serbest seçimler olsa, Bağdat’ın her hangi bir kenar mahallesinde muhtar seçilemeyecek Talabani Devlet Başkanı!…

İşte müttefiklerin getirdiği demokrasi…

Şimdi sırada, Saddam’ın başaramadığını, ona başartıp kahramanlaştırma, büstü dikilesi adam konumuna getirme çabası var.

            Irak’ta 3 vilayet var: Musul, Bağdat, Basra…

Ankara Türk milletinin hakkını aramasa da dışişleri uyut, avut, dondur politikalarıyla konuyu sabunlaya koyduysa da PKK ve BDP Irak’ın kuzeyinde oynanan;, coğrafya kapma harp oyunundan, kendisinin ekmeğini yediği, kimliğini taşıdığı, Saddam’ın Napalmlarından koruyan ırkının hamisi; coğrafyasının Ağabeysi, Molla Mustafa Barzani’nin tabiri ile Kürtlerin  Banisi Türkiye Cumhuriyetine karşı nasıl da kullanıldığını; Türkiye’de problem çıkartılarak kendi iç probleminle uğraştırıldığını ve bir elinin bağlanarak meşgul edildiğini…

Musul meselesinde Birleşmiş milletler kararları hilâfında hareketler olduğunu, geç de olsa görme zamanını geldiğini fark ediyorlar…

Tarihi gerçeklere aykırı biçimde, tabii sınırlar, haritalar değişiyor.

Değişecek de…

Yüzerli yıllar, devletler hayatında çok önemli yıllardır.

Üçüncü ve dördüncü kuşaklar, coğrafyalarında ki tarihi gaflet, dalâlet ve ihanetleri, yalan yanlış yutturulan dolmaları ve acı bilgilerini kusuyor, isyan ediyorlar.

Kullanılmışlığa, aldatılmışlığa, düşünce dünyalarının kirletilmesine, bilgisizlik ve cehaletin kendilerini köleleştirilmesine karşı koyuyorlar…

İşbirlikçi Tiranlar bir tasfiye ediliyor;

Mevtaları mamutlar ve nemrutlar mezarlığına gönderiliyor.

Sonuçta: Irak’ın toprak bütünlüğüne EVET,

Irağın kuzeyine  de Coğrafi olarak evet…

Amma!… Kuzey Irak’a HAYIR…

Dilimizi alıştırmayalım; Orası, ecdadın 63 Türk, Kürt ve Arap aşiretinin cemiyeti akvam kararına göre yetkili olan Musul vilayet konseyinin Türkiye’ye bağlanalım dediği Musul vilayetimizdir…

Kürt, Arap, huzur istiyorsa, sulh ve sükun istiyorsa, refahını ve evladını düşünüyorsa, büyüğün ayrılmaz ve vazgeçilmez  parçası olmalıdır.

İşte Kaddafi, evlât acısıyla ortada…

Bağdat, Şam, Kudüs’e huzuru VALİ YAPALIM

İnsanlarımızı MEVALİ olmaktan kurtaralım

( Mevali: hür ama hür değil, köle de değil)

Facebook Twitter Email
Yazar : Yalçın Koçak

Yorum Yazarken;

Doğruluğu şüphe uyandıran bilgilere ait yorumlar insiyatif kapsamında yayınlanmayacaktır.

Yorum yazın

Yorum yazarken şu HTML kodlarını kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bir Dünya Gücü Türkiye Rüyası