AnasayfaSiyaset › Vergi

Vergi

 

            Halk hizmetleri için çeşitli yollarla toplanan ve merkezi idareye verilen para…

            Kanunla tespit edilir. Meclis koyar arttırır veya eksiltir.

            Bürokrasinin bir nevi maliyetinin, halk tarafından ödenmesidir.

            Dünya’nın en pahalı benzinini tüketiyoruz. Üzerinde 4/5 vergi var, en pahalı otomobillere biniyoruz 2/3 vergisi var, en pahalı enerjiyi kullanıyoruz 2/3 vergi var, en çok sayıda dolaylı ve dolaysız vergi veriyoruz. Ankara’nın kazanını dolduramıyoruz. En kalitesiz hizmetleri (eğitim, sağlık, altyapı) alıyoruz, en pahalı bedelleri ödüyoruz.

 

            Bütçe açığı kara delik, her geçen gün büyüyor. Kanun gereği Merkez Bankası’na para bastıramıyor hükümet. Bütçe ve fonlar vesayetçilerce kontrol altında, bir nevi post modern duyun-u umumiye yaşıyoruz.

            İktisat öğretilerini sorgulamalıyız, yanlış bildiklerimiz var. Ülkemize çalışıp, üretip akşam evimizde yatıyoruz; kalktığımızda soyulmuşuz, ütülmüşüz, sömürülmüşüz farkında olamıyoruz.

            Vergi kanunumuz 1935 Fransa’dan alınma böyle bilinir. Ancak bilinmez ki bu kanun o yıllarda Fransa’nın sömürgelerinde ticareti ve büyümeyi kontrol altında tutmak yandaş işbirlikçilerini koruyup kollamak, masum bihaber halkı kanun kapsamında soyup soğana çevirmek için yapılmış kanunlu kanunsuzluktu. Yani Fransa’nın kendisine değil, sömürgelerinde uyguladığı Gelir Vergisi Kanunuydu.

            Mantığı: Küçük esnaf; elektrik parasını ve vergilerini alt dilimden; büyük Tüccar ve sanayici de üst dilimden ödeme üzerineydi. Mankurtlaştırılmış teba alkışladı…

            Sureti Haktan çok güzel gözüküyor değil mi? Dikkat buyurun gerisi geliyor. Yandaş, paydaş işbirlikçilere özel teşvikler veriliyor. Vergi muafiyeti, KDV istisnası, gümrük indirimi, borç konsolidasyonu, kur garantili borç, bedelsiz arsa tahsisleri, yatırım teşvikleri, tekelci ithalatçılık, yerli koruma ikamesi vs.- vs. Bu kavramlar, sıfatlar sizlere de yabancı olmaması lazım…?

            Bizdeki şişirilmiş midelerden kötü kokular geliyor. Paraca şişirilmişlerimizde reflü dönemi başladı. Eskiden bunların altından kötü kokular gelirdi; şimdi milletin Bakanlık payesi dahi verdiklerinin ağzından kötü kokular geliyor.

 

TİCARET REJİMİMİZ ŞU 3 ANA ESASA DAYANDIRILMALI:

 

1- Az Vergi (Yalnızca İki Adet): %1 KDV +  %10 Gelir ve Kurumlar Vergisi

2- Hızlı Ticaret: İşletmelerin ve mükellefleri her yıl %30 büyütülmesi – Vergi daire müdürleri ve bölge ihtisas banka müdürlerinin sicil puanlaması.

3- Kayseri’den öteye tamamen serbest bölge statüsü, gelir vergisi sıfır, elektrik ucuz, ücretler vergi dışı.

 

VERGİ SİSTEMİ NASIL OLMALI?

 

  1. 1.                 Adil Olmalı (Teşvikler, garantiler, vs. adaleti önler)
  2. 2.      Tüketmemeli – Ürettirmeli
  3. 3.      Küçültmemeli – Büyütmeli
  4. 4.      Tabana yayılı olmalı
  5. 5.      Kayıt dışını, gönüllü dahiline almalı
  6. 6.      Ticaretin hızını kesmemeli
  7. 7.      Tasarruf ettirici özelliği olmalı
  8. 8.      Az sayıda, yalın, anlaşılır olmalı
  9. 9.      Yalnızca bizde değil, etkileşim Coğrafyasında da kullandırılmalı

            Vergi çoğalırsa, kayıt dışı artar. Kayıt dışı, kara ekonomiyi getirir, namuslu insanlar sisteme, devlete, hukuka, güvenle bakmazlar.

            Vergi Arttırılırsa; Küçültür, büyütmez; çeteleşme ve haksız kazanç peşinde olanlar bayram eder. Vergi borcu dururken dört çekerlerle asfalt eskiten mahlûk sayısı artar.

            Bu gün bir şirket kurun, nizami olarak vergilerinizi ödeyin, üçüncü yıl sermaye yok olması lazım. Bu maliyecilerin ifadesi; yani maliyeci evlatlarımız sistemi değiştiremiyor, güçleri ve ilimleri yetmiyor.

            Mükellefi hırsız, kanundışı yapıyor. Kendisi de namuslu polis rolünde… Büyük bir kandırmaca, aldatmaca, iktisadi obskürantizm; aksi gibi bunu vazife şuurunda yapan samimi insanlarımız da var.

            Yüz elliyi geçkin vergi ve fon ödüyoruz. Ödemiyoruz soyuluyoruz. Yapılanların da hesabını soramıyoruz. Seçim sistemi de Siyasi Partiler Yasamızda buna müsait değil…?

            Reel büyümeler sağlanır da GSMH 10 Bin Doların üzerine çıkarsa, terörizm de biter.

            Mahalle bakkalımızı düşünmedik, o esnaf dükkânındaki veresiye defterlerinden alış veriş yapanları da…?

            Partilerin yan kuruluşu gibi çalışan, gönül fukarası kuruluşlar hem devletin vergisinden, hem garibin zekâtından geçinenlerin kudurmuş nefisleriyle izansızca büyüyor…

            Halkıma bunu reva görenlere bakalım, Hak ne reva görecek.

 12.07.2010

[email protected]

 

Facebook Twitter Email
Yazar : Yalçın Koçak

Yorum Yazarken;

Doğruluğu şüphe uyandıran bilgilere ait yorumlar insiyatif kapsamında yayınlanmayacaktır.

Yorum yazın

Yorum yazarken şu HTML kodlarını kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bir Dünya Gücü Türkiye Rüyası