AnasayfaMeselelerimiz › Yine mi Musul?..

Yine mi Musul?..

Yüz yıllık konular bir bir ısıtılarak tekraren önümüze konuyor, Çok hassaslar, bunları yaparken uyarıcı olmak da istemiyorlar, gözümüzü açalım da istemiyorlar ama yaptıkları canımızı acıtıyor, canımıza tak ediyor.

 Ekim 1925´de de Rahmetli Cafer Tayyar Eğilmez Paşa, İngilizlerin silahlandırıp Zap karakolumuzu bastırarak rehin aldıkları 18 Asker ve bir Binbaşımızla geriye çekilen Nasturileri ele geçirip Musul´a kadar inen ve orada kışlayan ordumuza “çekilsin oradan, çıksın Musul´dan” diye 8 nota veren İngilizler değil miydi?

Bugün ise “çık Musul´dan” diyen ABD, peki İngiliz nerede? ABD Lozan´ı imzalamamış. Türkiye´nin Irak´la sınırı belli değil, Musul içinde mi, dışında mı? Konu güya Haliç Konferansı´nda görüşüldü, Sir Percy Cox ve İstanbul´daki İngiliz Lindsay´ın ifadesi ile “Konferansta konuyla ne bilgili, nede ilgili insan” vardı, kimse ne isteyeceğini bilmiyordu, yani “At Pazarlıkçılığı” o gün de vardı. Hani Milli Misak, rütbe taşıyanların şerefiydi!

Lozan´a niçin ara verildi veya dağılmış heyet, tekrar neden toplandı?

Bu meyanda I. Meclis niye lağvedilerek “Müntehib-i Sani” metoduyla II. Meclis seçtirildi?

İkinci bölük diye adlandırılan ve tuka-ka edilenler savaş meydanlarından gelen vatan için can feda kahramanlarken, nasıl oldu da hain oldular, 150´lik oldular?

Cumhuriyet idaresi için plebisit, halkoylaması niye yapılmadı?

Bu kadar “oldu da bitti maaşallah” acelesinin altında neler vardı?

Lozan niye önce Venizelos ile İnönü tarafından imzalandı? İngiliz niye 1,5 yıl bekledi?

Rusya´da değişen yönetim, Lozan imzalanmazsa bundan böyle Türkiye´nin yanında yer alacağım dedi mi?

1936 Montrö´de yapılan Boğazlar toplantısını Ruslar mı istedi?

“Boğazlar ve İstanbul´u koalisyon yönetsin” teklifini Rusya kabul etmiş olsaydı, İstanbul bize teslim ediliyor muydu?

Montrö´ye göre Karadeniz´den inen savaş gemisine sorgu sual yok, dönene ve Karadeniz´e geçmek isteyene “yükün ne sorusu”, akla o günler Ruslarla aramızın ne kadar iyi olduğunu getirmiyor mu?

Bütün bu soruların cevabı var, İngiliz yanlısı olanlar; bu günün Amerikancıları, Rus yanlısı olanlar, bu günün mayın eşekleri ve AB´ciler ki genelde Germanofil Almancılar, hepsinin cevapları ayrı. Cevapları vardır fakat hepsi yalandır.

I. Meclis ve 2. Bölük, Ahmet Demirel tarafından yazılmış, konusundaki tek çalışmadır. Milli bakış açısından doğruları gözlemleyebileceğimiz bu kitabı her okuyucuma tavsiye ederim.

Yıllardır Avrupa Birliği´ne alınmamamızın arkasında da tek sebep vardır. Birbirine hasım Fransa ve Almanya “Fransalmanya” niçin oldular sanıyorsunuz.

1991 yılında tüm dünya devletleri Kuveyt´i işgal eden Saddam´a karşı bir olmuşlarken, BM ve Nato kararlarına rağmen, hatta TBMM´nin aldığı savaş kararına rağmen Irak´a girmeyenlerin, girilmesine mani olmak için Loby yapanların bu gün ifşa edilmesi, afişe edilmesi lazımdır. Türkiye´nin önüne düşmüş yüzyılın fırsatını değerlendirtmeyenlerin hesabı diğer tarafa bırakılmamalıdır.

Soru şu: 1991´de Kuzeyden biz girseydik… Baba Bush´un ifadesiyle, “Kimse girdiği yerden çıkmamıştır, size Kıbrıs´tan çıkın mı dedik”?

1. 35 bin vatandaşımız terör zayiatı olmazdı.

2. Kandil, diye bir yer kalmazdı, El Cezire´ye huzur çoktan gelmişti.

3. Teröre harcanan 1 Trilyon dolarımız kalkınma ve refahımıza harcanırdı.

4. Kâbe´yi bekleyen birliğimiz hâlâ orada olurdu,

Ecyad Kalemiz yıkılmaz. Kâbe´nin başına o mezar taşı gibi saat kulesi dikilmezdi.

Hesap için Ben hazırım. And You…

Facebook Twitter Email
Yazar : Yalçın Koçak

Yorum Yazarken;

Doğruluğu şüphe uyandıran bilgilere ait yorumlar insiyatif kapsamında yayınlanmayacaktır.

Yorum yazın

Yorum yazarken şu HTML kodlarını kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bir Dünya Gücü Türkiye Rüyası