AnasayfaSiyaset › ZAMAN-I SİYASET

ZAMAN-I SİYASET

           

            Bir bakkal dükkânının veya büfenin en çok satılan mallarına bakın hep satıcının eli altındadır. Zor bulunan veya özelliği bulunan bir mal istediğinizde, yerinden kalkar, gider ulaşılması zor bir yerden istediğinizi getirir. Siyasi malların, fikirlerinde kıymetli olanları kasada, depoda daha gün görmedi ülkemizde.

 

            Türkiye’yi dizayn edenler 1945 Yalta’yla birlikte hem coğrafyayı taksim ettiler, hükümranlık alanlarını belirlediler. Yeni sahipleri belirlediler hem de Lozan Coğrafya’sının çok partili hayatının liderlerini ve fikirlerini ve de geleceğini vedahi bölgesel müessiriyetlerini paylaştılar. Evet, bunların yapıldığı yer Yalta Konferansıydı konu boğazlar, ülke Türkiye’ydi ama masada bir tane Türk yoktu. Yalta komirserlerini seçmişti, işbirlikçi sermaye, basın, finans, cemaatler zaten hazırdı. Viva Amerika, yaşasın tommiks, teksas.kahrolsun Türk asıllı Kızılderililer.

 

            Türkiye Türk elidir ama Türklerden korkar ya iktidara gelirlerse, o zaman kontrol altında tutulmalı, gerekirse tabutluklarda süründürülmeli, sindirilmeliydiler. Çoğalınca bir kapta bir tab’da toplanmalıydılar?

 

           Türkiye halkıyla Müslüman’dır ve okunan hür ezanıyla Müslüman beldesidir. Müslümanlar ve İslam’da kontrol altında tutulmalı, din devlete bağlanmalıdır. Öyle ya din serbest olursa çekim gücü fazladır, devleti kendisine bağlayabilir?

 

            Rejimin adı Cumhuriyet’tir ama hiçbir zaman Cumhura reisini seçtirmemişlerdir.

 

            Din olarak da, milliyet olarak da karşı cephenin vazgeçilmez tutkusu laiklik olarak da çıkmaz yollara daha 1945’te sokulduk. Kısır, verimsiz tarlalardı bu dar alanlar, geliştik, serpildik, büyüdük dar geliyor bu mevziler, komik geliyor bu hedefler.

 

           Türkiye’de Türk milliyetçiliği, Müslüman memlekette İslamcılık.Çok Dinli,Çok Kültürlü topluluk ve coğrafyaları altı yüz yıl bir arada tutmayı,yönetmeyi,mutlu etmeyi başarmış insanlara frankafon laikçilik.ne kadar komik.

 

            Cumhuriyetin kuruluş felsefesini bilmeden kurucuların iradesini yok sayarak ….’çülük, …’çilik  yapanlar görevleri gereği uygun ortamı hep hazırlamışlardır.

 

            Eflak, Boğdan ve Beserabya( Moldova)’yı vergilerini verdikleri müddetçe kendi voyvodalarıyla yönettiren onların diliyle, diniyle oynamayıp hakkı ve adaleti gözeten 72.5 milleti çanıyla hazanıyle, ezanıyla bir arada altıyüz yıl tutanlar laik değil de laiklik adına hükümran olup Rumu Atina’ya, Ermeniye Şam’a, Yahudiyi İsrail’e kaçıranlar mı laiktir. Şablon ortada kararı siz verin.

 

            Zor bir ülkeyiz, zorlaştırdılar. Zorbalar.

            Az bir gayret hakikatlerin üzerindeki şalı kaldıracak, gerçek tüm heybeti ile ortaya dökülecektir. Az kaldı!

 

           İmamı Maturidi’yi bilmeyen İslamcılar, vatan sevgisinin imandan olduğunu reddede dursunlar, dünya konaklarını ahiret köşklerine tercih etmelerinin hesabını da vereceklerini unutmasınlar.

           

            Haçlıdan çok başımızı ağrıtan selefilerin oyununda rol aldıklarını artık lütfen anlasınlar, kullanılmasınlar!

 

            Türk’e Türkçülük, Müslüman’a İslamcılık neme nem siyasettir. 80 yıldır hep tükettirir. Büyütmezde aksinse zaman kaybettirir. Birleştirmez, ayrıştırır.

 

            Zaman içinde zamanı kazandıracak.

            Fetrete dur deyip, bizi şahlandıracak.

            Bu mefkureyi taşıyan başı taçlandıracak.

            Ne olmalı? Üçüncü bin bizim asrımız olmalı.

 

            Ülkelerin sanayisi harp sanayi ile gelişir, biz Nato’ya rağmen bu sanayiye ulaştık? 400 milyona mal satsak, yeni ticari paktlar kursak 2025’te 23 bin dolar GSMH’yı çıta olarak koysak. Savaş coğrafyalarında barışı yaşatsak, hakça paylaştırsak, ticaretin bereketini lezzet olarak tattırsak. Hak bilen, hak söyleyen Alperen ruhlu tacirlerimiz ufukları zorlasa, uçak koltuklarını doldursa bu çıta da alçak gelecektir.

 

            Kuru ve bereketsiz kavgaların yerine La mekânda, zamanın götüreceği Hilal asrına hazır olalım, çalışalım, üretelim, dağılalım, dağıtalım. Bizi bekleyen bir cihan var unutmayalım.

 

 

 

 

 

 

 

Facebook Twitter Email
Yazar : Yalçın Koçak

Yorum Yazarken;

Doğruluğu şüphe uyandıran bilgilere ait yorumlar insiyatif kapsamında yayınlanmayacaktır.

Yorum yazın

Yorum yazarken şu HTML kodlarını kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bir Dünya Gücü Türkiye Rüyası